"erik dalı gevrektir amanin basmaya gelmez etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
"erik dalı gevrektir amanin basmaya gelmez etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Salı, Nisan 12, 2011

Önceki postun öncesinin tee en öncesinin devamının devamının devamı..

( Sonra da yazdıklarım vay niye okunmuyor! yok giren kovalanıyor kaçan kurtuluyor! Na işte bundan, dıdının dıdısının dıdısını yazıp durmaktan. Bir blog asla tarihin arka odası gibi sıkıcı olmamalı, pelinler'i sıkmamalı, uyutmamalı.. unutmamalı o güzel günleri, sevgiyle anmalı)

   Bekledim; ne mezar gibi taze ölüyü nede hasta gibi sabahı, sokak sokak pencere pencere görücülerimi bana taşıyan bordo reno21'i bekledim. Ama belli etmedim, içimde zebellah gibi "kız kurusu gururu" taşıyorum. Saza gelmeyen görücülerimin yolunu çipil çipil gözlerle beklediğimi kendime bile söylemedim. Cam siliyormuş gibi yaptım, balkondan aşağı bişeyler düşürmüş gibi,. Bol bol havalarda bir açılıyor bir kapanıyor dedim. Kız kurusu gururu denen cenabet, gurur top 10'unda ilk sıraya rahatça girer. Bu gurur tarihte ilk defa anneler ve kızlarının izdivaç muharebelerinin (bir diğer adı Başgöz Savaşlarıdır- m.ö 100- m.s 2011) eseri olarak ortaya çıktı. O gün bu gündür bütün kadınlar "en iyi talipler bizde" mücadelesinde at sürüsü gibi ter dökmekte. Tarihte çeşitli savaşlarda bir çok özlü söz söylenip malın gözüne vurulmuştur. "Ne mühendisler istedi ne doktorlar da, vermedim" sözü de izdivaç cephelerinde yazılmış nadide özlü sözlerimizden biridir.
Herkes, özellikle "kızım sekizde sekizlik" songül abla ve "kızımın gerdanı mermer maşallah" latife teyze geçenlerde bana bir münübüs dolusu insanın görücü geldiğini biliyor. Elbet. Ve kalıbımı basarım en az benim cam silermiş gibi yaptığım kadar onlarda yapıyor. Kısaca bütün mahalle geçenki reno21'in yeniden gelmesine kilitlendi. O arabanın yeniden gelmeyişi aynı zamanda benim beğenilmediğim ve rakiplerimin öne geçtiği anlamını geliyor. Hayır hayır cephe gerisi benim mevziim değil! Bunu kabul edemem. Edemedim de.

    Dudaklarımı kemirmekle başladım işe. Kaptırmış giderken kaburga kemiklerime dek kemire kemire indiğimi farkettim. Konsantremi bozmadım, kemirmeye devam ettim. Ayaklarıma bunca senedir haksızlık yapmışım, ayak baş parmağım gayet sevimli, munis, lezzetli mi lezzetliydi. Odama o sırada giren biri, beni kırk büklüm olmuş ayak parmağını yalarken görse yeni trend olmuş bir yoga pozisyonu denediğimi düşünebilirdi. Taliplerin yeniden gelmemesi durumuna çözüm aradığımı nerden bilecek. Hiç! İlla problem çözerken elimize kalem, kağıt alıp masaya oturmalı ve derin düşüncelere mi dalmalıyız? Benim düşünme biçimim bu. Karışmayın şurda bir şey düşünüyoruz! Aklıma oto sanayide çalışan okul arkadaşım vural geldi. Ama öncesinde sinsi bir mizansen geldi, sonra vural geldi. Sırayı bozmayım. Genelde sinsi bir şeyler düşünürken aklıma vural gelir. Niye olduğunu o gayet iyi bilir! Neden bordo bir reno21 temin edip kolpa görücü geçiş töreni ayarlamıyordum? Bir kaportacıda reno otomobilden daha fazla ne bulunabilir? Mahallenin izdivaç ordusu kuşluk vakti ortalara döküldüğünde sinsi planımızı gösterime soksak? Ama arabanın içinden aynı görücü ekipleri inmeli. Ekibi nereden bulacağım! Heralde kaportacıdan müstakbel kaynana, görümce, amca falan bulmam mümkün değil?! Vural'ın sinsilik kapasiteside bir yere kadar. Gerçi şu an sinsi olan benim. Hey dur düşünürken kendime sinsi dememe gerek yok! Sonuçta bu benim senaryom, senaryoma göre kendimi masum gösterebilirim. Hay aksi, işler iyice karışıyor.

Akşama kadar kurgular, entrikalar, kürek kürek tırnak kemirmeler derken yorulmuşum. Annem kalkta suvan doğra deyince günümüze döndüm. Bazen renoların dışında hayata neden geldiğimi falanda düşündüğüm oluyor. O zaman istisnasız bütün yollar soğan'a çıkıyor. Belkide amaç suvan doğramaktır. Sadece benim değil pek çoğumuzun. Bu kokuşmuş amaçta tek başıma yürüyeceğime and içeceğimi sanmıyorsun heralde? Olmaz valla darılırım.Görmemiş olayım.

   Bu beklemelerim epey sürdü. Ne gelen oldu ne giden. Bir ton inandırıcılıktan uzak plan yapmama, hayalimden tüm sülaleyi ayaklarıma kapandırmama, gizli numaradan arayıp rakçı serpil gibi hoeeh hoağh hooyhh hööööğğğğgğgh nefesleriyle hepsini ürkütmeme rağmen sonuç olarak anca "Lan bordolu dürrükler madem beğenmeyecektiniz ne demeye beni o kadar süslendirdiniz, püslendirdiniz! Soyu sopu orangutana evrilesiceler, boyu posu atakuleden devrilesiceler, bıyıklı gelinlere iç güveysi gidesiceler.." kızkurusu soslu kocakarı beddualarına varabildim. Oda içimden yani. Ben zaten dışımdan hiç çemkiremiyorum. Hep içimden çemkiriyorum. Şu gün oldu içten çemkirmenin pek bir (hiç bir) faydasını görmedim. Ama bu alışkanlıktan vazgeçemedim. İyi oluyo ya. Kimse duymayınca kafan rahat oluyor.

      Ablam talip olan çocuğun meramını iletene kadar kendimi işte böyle yedim bitirdim. Meğer cemre beni beğenmiş. Tam aradığım hatun demiş. O dudaklar neydi öyle bir ara hüp diye içine çek beni diyesim geldi demiş. Saçları hele kuaförü kimse gideyim de bir tutam isteyim de cebimde taşıyayım demiş. Annem dediki demiş o kız kime dedi öyle diyo diye demiş...dediki diyoki diyesiyeki. (annemler bazen böyle dedikili diyokili bir dil kullanıyor yemin ederim ingilizce daha kolay) Yok lan sadece telefonumu istemiş. Tanışmak buluşmak tokuşmak ister deli gönlü heral. Tabii ben bunu duyunca koydum oğuz yılmaz'ı "erik dalı gevrektir amanin basmaya gelmez, elin kızı naziktir amanin küsmeye gelmez" türküsünü hem söyledim hem gerdan titrettim. Ve fakat annesigiller geçen yıl istanbul'a kaçıp kötü yola düştüğümü duymuşlar (kimin sıktığını biliyorum bknz: kızım sekizde sekizlik songül) töbe billah böyle gelini eşikten içeri sokmazlarmış, aileleri sayılı aileymiş (1.2.3.4.5.6..) bugüne bugün namus için yaşarlarmış, kırk hamam gezip kırk boy abdesti alsa kabul etmezlermiş..miş..miş. Hadi leeen. Bende ölüyordum, üzüntüden tırnaklarımı kemiriyordum beni beğenmediler diye, hah!! Asıl ben sizi beğenmedim. Oğlunuz da tipim değil gibi, iyice bakmadım ama değildir o değildir değil. Hah buldum araba renginiz tipim değil. Bordo mu kaldı ya? Kahretsin annemin odasının perdesi bordo tamam tamam. Hem hem ne o öyle oralarınız buralarınız? Ne biçim şeyler onlar öyle.? Hiç beğenmedim yani, olmamış.

Bi arkadaşa bakıp çıkıyorum

     Uzun zaman ara verince nasıl başlanır bilirsin "bloguma uzun zamandır yazmıyordum bir uğrayayım dedim, özlemişim..." f...