şu anda size sınıra sıfır noktasından sesleniyorum etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
şu anda size sınıra sıfır noktasından sesleniyorum etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Çarşamba, Kasım 05, 2008

İki dakka dur bee

Yıkılmadım sapsağlamım yazısı:

Adına adrenalin mi deniyor su çiçeği mi bilmiyorum fena halde enerji doluyum.Kendi rekorumu kırdım ve aynı anda 5 şey düşünüp 3 şey yapıyorum.Uzaydaki kara deliğin içine atlasam öteki taraftan ne şekil çıkarım ile başlayıp, ben annemden hangi tarafımla çıktım acaba ? Çoraplarımda hep kaçmış ne diye çekmecede duruyorlar ? Etrafta niye bu kadar hamile var ? Yeniden Süper Mario indirsem mi ? lerle devam ettim.Hepsini aynı anda aynı saniyelerde düşündüm.Bir taraftanda tırnağımı törpüleyip, ayak parmağımın arasına sıkıştırdığım kirli çorabı yine ayağımla kirli sepetine atıp telefonla konuşuyordum.
Odalardan, ıssız sokaklardan kulağıma Speedy Gonzales'in sesi geliyor "ariba ariba yeppa yeppa andela andela nelson mandelaaa"
Yerimde duramıyor, orda burda fırıl fırıl dönüyorum, o kadar hızlıyımki ara katmanları hatırlamıyorum.Evde mıymıylarken gözümü kırpıyorum haydaa otobüsle bir yere gidiyorum, nereye gidiyorum ? sonunda kaçırdılar işte hehey de niye otobüsle kaçırdılar ?!
Elimde "imlamı düzeltmeliyim" diye zoraki okuduğum hayatımın en sıkıcı kitabı varken 54. esnememi yapıyorum haydiii yeniden sendeyiz Hasan ?! bu seferde bir ayakkabı mağazasında makarna haşlıyorum ! Esnemeyi geri sarıp eve geliyorum, karnım acıkmış tencerede tezgahtar haşlıyorum.
Yukardaki cümlelerde bir karışıklık olduğunu farkettim ama o kadar enerji doluyumki yukarı kadar çıkıp onu düzeltemiyeceğim.Sen bi zahmet tezgahtarı mağazada haşla,makarnayıda paketine geri doldur, dolmuyosa ye, yemiyosan babayın bekini ye !

Bilgisayarada konsantre olamıyorum DNA'larıma ayırıyor beni şerefsiz.Ekrana bakarken sağ tarafımda duran yazıcının üzerinde yapışılı resimdeki kuşlara gidiyor gözüm.Birinin ağzında solucan var oradan uçuyorum eskiden solucanları toplayıp evciliklerimizde spagetti diye oğlanlara ikram ettiğimiz günlere.Neyse aman yine gitme çocukluğuna, dön buyana siminya dön yavru.Yakında ana rahminde geçirdiğin günleride hatırlarsın sen, onlarıda yazarsın neme lazım.Sol yap sol yap aha keşke sol yap demeseydim bilgisayarın solundaki duvarda tenis raketi asılı.Sanki Ana İvanoviç'imde bir kaç saate korta çıkıcam, sanki tenis kortu vardıda biz gitmedikte, sanki o eteği giydireceklerdide bacağımızı şöpölönk diye ayırmayacaklardıda sankide.Ne demeye insan tenis raketi alıp bilgisayarın sol yanına asar bu ne görgüsüzlük bu ne aşkımlaerirmisincilik, bu ne Mr.Haşimi dolce gaffana ne koydunculuk !!!!

Enerjimi, yerimde duramayışımı, duvarlara tırmanışımı geçen gün dümbeleğin birisi farketti dediki "Ay ortaçağda yaşasaydın saray soytarısı olurdun" dedi. Önce çakmadım köfteyi, alakasız pimapen pencereden baktım "hii ortaçağ filmlerine bayılırım çok teşekürler" daha şu cancaazım cümleyi kurarken bile bir anormallik olduğunu anlamıştım ama cümlemi geri çekemedim, pırtladı çıktı. Ne dedi şimdi bu bana ? Çok eğlencelisin mi demek istedi ? Saraylara layıksın mı dedi ? yoksa yoksa tipin mi kayık dedi ? Ne dedin sen ?



Bi arkadaşa bakıp çıkıyorum

     Uzun zaman ara verince nasıl başlanır bilirsin "bloguma uzun zamandır yazmıyordum bir uğrayayım dedim, özlemişim..." f...