Bizde annenin halasına bibi denir. Bibim türk hava yollarının gelmiş geçmiş en müzelik yolcusu. Yıllar önce yurtdışına yerleştiği halde hala kağnı çağlarından kalma kostümlerle gezinir:Kafasında kenarları camız eriği modelli sapsarı bir yemeni, ayağında samsun canik denen kamyon tekerinden üretilen bir tür ayakkabı, üstünde siyah okul önlüğünün aynından elbise, önünde cepleri fındık, fıstık dolu bir bez, bacağında lastikli pazen don, değişik bi don daha, kalın çorap sonra yine çorap, kat kat kat çokonat bol bol fistan çokonat.
Yıllardır aldığımız hiç bir elbiseyi sırtına sokmadı, mecburen Esenboğa'ya bu halde götürdük. İnsanlar ona "puuu reziller türkiye'nin imajını oralarda berbat ettiniz, geceyarısı expresi aha bu kadın" der gibi bakıp, ağızlarını daha iyi buruşturabilmek için etrafında birikirler. Yaklaşınca da hem kıyafetlerinden hemde tipinden Türk olmadığını düşünür "hellooo,bitiful womın velkam türkey velkam türkey " diye kıvırırlar. Türk'sen kaka, yabancıysan velkam.
Ama yalan değil, onunla ilgili benimde çelişkilerim var. Nasıl olmuşta annemin halası olmuş derinlemesine araştırmak istiyorum. Dikkatli bakınca Afrika yerlilerinden Bambaralar'a benziyor, hık demiş bambaralardan düşmüş.
(nınınınımm bi dakkaaa benim birde sudan asıllı eniştem var değil mi?? hani bana rus asıllı olduğumu der durursunuz bu nasıl iş? elimi attığım yer afrikalı akraba! parçalar birleşiyor! dur aynaya bakıp gelmem lazım...baktım bir zencilik emaresi göremedim, az kirpik diplerimde var bişeyler ama ben zenci değilim, en fazla melez olabilirim. hem ben bu parantezin gidişatını sevmedim, bu gidişle afrikalı yetim olduğuma inanıp nijer'de ki ailemi aramaya gidebilirim, kapa kendini hemen)
Bibim ve ailesi Almanya'da yaşıyorlar; kocası olduğunu söylediği ama ikisini birgün bile sevişirken görmediğim, iyikide görmediğim Suphi enişte, sık sık interpol tarafından aranıyorum diye yalanlar sıkıp bize sığınan, aylarca bağırsak tenyası gibi yaşayan asalak oğlu Nurettin ve uyuşturucu müptelası, tepeden, kasığına dövmeli (evet baktım var) yüzünde teller, mıknatıslar takılı torunu Sedat.
Sedat benim beşik kertmemdi. Yıllarca yollarını gözledim her gelişinde biraz daha piirsingleşti, insanlıktan çıktı nihayet kertikliğimiz sona erdi. Yaz aylarında gelir, bana anlamadığım bişeyler söyler.
-siminyaaaynn zeni görünce zayningen damarlarım eroinh, lan gahpe felek diyom ich şüben anası olecak karıya bin mark verzeydim dövmelerimi görünce kapıyı yüzüme çarpmazdı akh dokh, siminyada bana abschlieben diyorum, iyi diyomuymuşum jab?
Ben zaten böyle ucube, karmaşık tiplere ölürüm. Nerede gatil bakışlı, dövmeli, nakışlı insan var orada bende varım. Ama Sedat'la evlenirsem gideceğim yer yukardaki muhteşem aile olacağı için hiç yırtınmadım, arkama bakmadan kaçtım. Hem ha bibimler ha biz, off iştahım kesildi birden.
Yazıyı bibimden bir Afrika atasözü ile bitirmek istiyorum, konuyla alakası yok.
Kadınların 3 perdesi olur, birisi nişanlanınca nişanlısıyla elleşince yırtılır, öteki evlenince kocasıyla iş yapınca heder olur gider, üçüncüsüde doğum sırasında önüne gelene bacaklarını ayırınca paralanır, bitti gitti, o kadında bir daha utanmadan eser kalmaz.
Bibi Fadik
Bibi Fadik