Bir yaz günü amcamın kızı Binnur "evin damına çadır kurup orada uyuyalım mı" dedi. Daha önce köydeki harman yerinde, ava gidince ormanda vs. çadırda defalarca kaldık, bayılırım çadırda uyumaya.
Hemen ortamın dogmatiklerinden izin istedik, onlar iki kızın başbaşa bir çadırda kalma fantazisinden bir çapanoğlu çıkaramadılar, izin verdiler.
Evin damına çadırı kurduk, yastık, yorgan, kuruyemiş, radyo, el feneri gibi mühimmatı sırtlayıp dama çıktık. Amcamın kızı benden bir kaç yaş büyük; koyu sarı kıvır kıvır saçları, minik yeşil gözleri, upuzunn boyu, ip gibi ince dudakları var. Güzelmiş öyle diyorlar, benim tipim değil.
Bir saat kadar oğlanlardan, gerdek gecesinden, bekaretten bahsettik arada konu saçlarımızda ki kepeğe, yeni aldığımız eteğe gelse de dönüp dolaşıp yine oğlanlara, gerdek gecesine ve bekarete varıyorduk.
Binnur durdu durdu ve asıl amacını dillendirdi:
-Ne dersin öpüşelim mi ?
Güldüm, hemde masusdan abarta abarta o da mecburen bana katıldı, ardından isteğini aklıma daha da yakınlaştırarak yeniden tekrarladı.
-Bak ilerde nasılsa erkeklerle öpüşeceğiz, televizyonda gördük herkes öpüşüyor bir tek biz kalmışız anasını satayım. Birbirimizle prova yapalım, öpüşmek nasıl bir his bilmek adına, hı ne dersin ?
-Düğün salonlarında birbiriyle dans eden kadınlar gibi mi ?
-Evet evet hı hı öyle, oyun gibi düşün ya öpüşmece oyunu.
-Ama benim öpüşme fobim var, Şaziye teyze yanaklarımı vantuzladığından beri kimsenin dudağının bana değmesinden hoşlanmıyorum.
-Psikolojide ne derler bilirsin, korkularının üstüne git !
Aklıma yattı. Evet tükürük nesnesi yalnış şahıslardan elime yüzüme sıvandığı için öpülmeyi eşşek yalaması gibi görüyordum (köyde eşekten düşmüştüm hayvanoğlu hayvan beni bırakıp kaçtı , yüzümü bile yalamadı, oysa köpekler öyle mi ? konuyla tam bağlantı kuramadım ama içinde eşşek geçtiği için yazayım dedim)
Fakat bir yandan da dudaktan öpüşmeyi bir kez olsun tatmak için para bile verirdim. Tv'de öpüşme sahnesi görünce utanıp yüzümü çeviriyor ama kendime bile çaktırmamaya çalışıp ucundan bakıyordum. Dudaktan öpüşmenin verdiği zevkin neye benzediğini bilmem şarttı. Büyük ihtimalle yalanlar söyleyerek beni ikna etti. (adi şıllık)
Dudaklarımıza, kalitesiz, kıpkırmızı bir ruj sürdük, öhö öhö ıhımm ıhımm diyerek boğazımızı temizledik. İlk denemelerde başarısız olduk, ya burunlarımızın pozisyonunu ayarlayamadık ya kafamızın eğimini. Tam koordinatları tuturuyorduk ki bu seferde gözgöze gelip gülüşüyorduk. Bir saat debelenmenin sonunda öpüşebildik ama ikimizde "pı pı pı pu pu puğğ ayğğğğ" diyerek ağzımızı silip, birbirimizden yarım metre ileri kaçıştık, iğrençti.
Ne fenadır ki muzur bir dürtü yeniden denememiz konusunda başımızın etrafında fink atıyordu. Birbirimize bakıp tipimizle alay ettik sürdüğümüz ruj yüzümüze yayılmıştı, çok kızılderili görünüyorduk. Bu işi bitirmeden sabahı etmeye niyetimiz yoktu saçma bir çabaydı, öpüşmenin etüdü mü olurdu ?
Yeniden denedik ve bu sefer hoşumuza gitti anında uzmanlaşıverdik. Öpüşme sırasında kafamın yanından bir konuşma balonu yükseldi, içinde
-Ey ahali ahaliii ! Sizler en derin uykunuza kavuşmuş, pireler üstünüzde uzun eşşek oynarken bir evin damında iki kız öpüşüyor alooo, yazıyordu (alt beyinde yaşayan apartman yengesi )
Uykumuz gelene kadar kız kıza öpüştük. Aklıma hep düğün salonunda birbiriyle dans eden kadınları, öpüşme korkusunu ancak böyle yeneceğimi ve bir erkekle öpüşecek olursam işi bilerek yapacağım tesellilerini getirdiğim için hiç sakınca görmedim.
Sabah uyandığımızda utanıyorduk O'ndan nefret etmeye karar verdim, kafamda cümle trafiği başladı.
- Tee başından çadır madır ayağına beni öpmekmiş amacı, dudağıda dudak olsa çinlilerin gözü gibi, iplik. Benimkini bölsen on kıza on dudak çıkar, gözüm gibi bakıyordum ama sen tut kimlere öptür, ahmaksın ahmak ! İlk öpüşmeyi bir kızla hemde amcanın kızıyla öğğğ. Artık kirlisin kipkirlisin, günahkarsın güpgünahkar bundan sonra zebaniler öper seni. Eve de gidemem yüzümden anlaşılır, kesin öpüşmenin bir belirtisi vardır öylece sırıtıyordur !
Uzun süre birbirimizden kaçtık. Mecbur kalıp bir araya geldiğimizde, ufak sebeplerden kavga çıkarıyor yaşadığımız olayın olumsuz etkisini ötekinin üstüne yıkmaya çalışıyorduk. Zaten bir kaç yıl sonunda sevdiği oğlanla kaçtı gitti.
Bu olayın utancını, amcamın kızının parfüm kokusunu, nefesini, o adi rujun tadını yıllarca bünyemden atamadım. Bazen telefonla konuşurken bile o kokuları tatları duyarım, tuhaf olurum, huylanırım. Belkide öpüşme fobimin asıl nedeni bu tecrübedir, bilmiyorum.
Lezbiyenlere sevgiler saygılar.
kırmızı ruj etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kırmızı ruj etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Cumartesi, Ocak 03, 2009
Cuma, Ağustos 29, 2008
Bu kadınlar ne alıyor ?
En sevdiğim dönemdeyim; mağazalar deri değiştiriyor ve habire mesaj yolluyorlar:
-senin elemanlar burayı yağmalıyor sen hala orda mısın ? kaldır tembel kıçını ve hemen buraya gel !
Alışveriş yapmam için emir verilmesi hiçte onur kırıcı değil hatta beni döveceklerini söyleseler bile koşa koşa giderim "Dayak cennetten çıkmadır" despot erkek yalanı dilenirse alışveriş karşılığında uygulanabilir çıt çıkarmam, mağazalar benim cennetim.
Giyim alışverişinde en sevdiğimiz bölüm sepetlere yığdıkları bluzlar, etekler, elbiseler, tişörtler bölümü, savaşın en çetin geçtiği cephe. Kitapta şöyle der:
Hasımcinsinin söylediği "bu size yakışır" lafına asla inanma ! samimiyet kurma ! yavaş hareket etme ! acele edip kabine gitme ! sepetin en altındakiler daima en iyilerdir, çekinme sok kafanı ! aslolan vazifen kabin değildir ! sepeti ele geçir ! ilk hedefin...!
Ben bu ateşli ve kanlı saatlerde nedense başkasının elindekine ilgi duyar;
"ah onu bıraksa hemen alırım kimseye vermem, diye düşünürüm ama hatun bırakır, bırakmaz
"neden bıraktı ki ? bir defosu vardır ! onun beğenmediğini ben mi beğeneceğim ? diye o pılı pırtıdan derhal soğurum, içinden çıkamadığım kısır döngüsel atık.
Geçtiğimiz indirim döneminde savaşa geç kalmıştım hatun orduları son çırpınışlarını veriyordu etraf askı gölüydü.Son bir bölge kalmıştı hepsi oradaydı ve ben hepsinden nefret ediyordum. Bölgeden hemen uzaklaşmak istedim ama almaya çalıştıkları şeyin ne olduğunu çok merak ediyordum.Yenilmiş mağrur komutan edasıyla yanlarına sokuldum. Üzerinde ingilizce yazılar vardı dermatology, genital, woman, vs..Yazılardan mevzu açıktı bu cinsel bölge için bir üründü ? Hatunlardan biri 4 tane alınca "demek önemli birşeyki bu kadar çok aldı" diye düşünüp yaklaştım. O elindekinin ne olduğunu, ne işe yaradığını sordum.Yüzünde bir sürü almayı başardığı ürünün, görülmeye değer ışığı parlıyordu;
-Genital bölge kozmetik ürünü, dedi sırıtarak.
-Nasıl yani ruj mu ?
Neden aklıma kozmetik dendiğinde ruj gelmişti ki ? Bir renk seç diye sorulduğunda da "kırmızı" akla gelir ya onun gibi birşey.Birden gözlerimin önünde hayaller belirdi, kırmızı ruju cinsel bölgesine özenle süren bir sürü kadın. Zor olmaz mı ? hem yakışır mı ?
öteki çırpınıyor:
-Hayır ruj değil! Bu ürün süper; hem maske, hem nemlendirici, hem temizleyici, hemde toparlayıcı
Ürüne bak ! bir çırpıda güzellik merkezinin bütün vücuda yapacağı her işi yapıyor !! Hem neden oraya maske uygulanır ki ? İsim benzerliği oyun oynadı, hayalime Jim carrey'in oynadığı "maske" filmi geldi; takıyor maskeyi şekilden şekile giriyor, bu da öyle birşey mi ? Bu komik ürün kafamı allak bullak etti bir sürü muzur hayal kurdum; kırmızı ruj sürdüm, maske taktım, hoplattım zıplattım, madara ettim başbelasını.
-senin elemanlar burayı yağmalıyor sen hala orda mısın ? kaldır tembel kıçını ve hemen buraya gel !
Alışveriş yapmam için emir verilmesi hiçte onur kırıcı değil hatta beni döveceklerini söyleseler bile koşa koşa giderim "Dayak cennetten çıkmadır" despot erkek yalanı dilenirse alışveriş karşılığında uygulanabilir çıt çıkarmam, mağazalar benim cennetim.
Giyim alışverişinde en sevdiğimiz bölüm sepetlere yığdıkları bluzlar, etekler, elbiseler, tişörtler bölümü, savaşın en çetin geçtiği cephe. Kitapta şöyle der:
Hasımcinsinin söylediği "bu size yakışır" lafına asla inanma ! samimiyet kurma ! yavaş hareket etme ! acele edip kabine gitme ! sepetin en altındakiler daima en iyilerdir, çekinme sok kafanı ! aslolan vazifen kabin değildir ! sepeti ele geçir ! ilk hedefin...!
Ben bu ateşli ve kanlı saatlerde nedense başkasının elindekine ilgi duyar;
"ah onu bıraksa hemen alırım kimseye vermem, diye düşünürüm ama hatun bırakır, bırakmaz
"neden bıraktı ki ? bir defosu vardır ! onun beğenmediğini ben mi beğeneceğim ? diye o pılı pırtıdan derhal soğurum, içinden çıkamadığım kısır döngüsel atık.
Geçtiğimiz indirim döneminde savaşa geç kalmıştım hatun orduları son çırpınışlarını veriyordu etraf askı gölüydü.Son bir bölge kalmıştı hepsi oradaydı ve ben hepsinden nefret ediyordum. Bölgeden hemen uzaklaşmak istedim ama almaya çalıştıkları şeyin ne olduğunu çok merak ediyordum.Yenilmiş mağrur komutan edasıyla yanlarına sokuldum. Üzerinde ingilizce yazılar vardı dermatology, genital, woman, vs..Yazılardan mevzu açıktı bu cinsel bölge için bir üründü ? Hatunlardan biri 4 tane alınca "demek önemli birşeyki bu kadar çok aldı" diye düşünüp yaklaştım. O elindekinin ne olduğunu, ne işe yaradığını sordum.Yüzünde bir sürü almayı başardığı ürünün, görülmeye değer ışığı parlıyordu;
-Genital bölge kozmetik ürünü, dedi sırıtarak.
-Nasıl yani ruj mu ?
Neden aklıma kozmetik dendiğinde ruj gelmişti ki ? Bir renk seç diye sorulduğunda da "kırmızı" akla gelir ya onun gibi birşey.Birden gözlerimin önünde hayaller belirdi, kırmızı ruju cinsel bölgesine özenle süren bir sürü kadın. Zor olmaz mı ? hem yakışır mı ?
öteki çırpınıyor:
-Hayır ruj değil! Bu ürün süper; hem maske, hem nemlendirici, hem temizleyici, hemde toparlayıcı
Ürüne bak ! bir çırpıda güzellik merkezinin bütün vücuda yapacağı her işi yapıyor !! Hem neden oraya maske uygulanır ki ? İsim benzerliği oyun oynadı, hayalime Jim carrey'in oynadığı "maske" filmi geldi; takıyor maskeyi şekilden şekile giriyor, bu da öyle birşey mi ? Bu komik ürün kafamı allak bullak etti bir sürü muzur hayal kurdum; kırmızı ruj sürdüm, maske taktım, hoplattım zıplattım, madara ettim başbelasını.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Bi arkadaşa bakıp çıkıyorum
Uzun zaman ara verince nasıl başlanır bilirsin "bloguma uzun zamandır yazmıyordum bir uğrayayım dedim, özlemişim..." f...
-
Uzun zaman ara verince nasıl başlanır bilirsin "bloguma uzun zamandır yazmıyordum bir uğrayayım dedim, özlemişim..." f...
-
*İş arkadaşımın kocasının tacizleri yüzünden çelişkili günler geçiriyorum. Aslında bu taciz konusu da ince iş, n...