Babamın bu sözünün ne anlama geldiğini çok düşündüm.
İlk zamanlar; Mısırlı'lar papirüse yazmayı keşfetmeden evvel bunun anlamını "
hatun bütün gün taş taşıdım, sırtıma bir masaj şeyet" olarak yorumluyordum.
Annemin bu enteresan isteğe hem gülüp hem sinirlenip;
"
bıyığına mıyığına bak,çelin çocuğun ortasında utanmıyonda goca herif" cümlesini de gayet acımasızca bulurdum (şimdi şiirsel geliyor)
Adam tamam maço, tamam zampara, eeee tamam kirli, evet kokmuş, biliyorum baya bakımsız, röntgenci, sarı dişli, humarcı, eye eye eye diye türküleri olan bir garip ozan, alkolik, saddamik, hitlerik, lirik, mirik (evet korkunçmuş hakkaten burada keseyim, terledim ) birisi ama ama bir isteği var senden, küçük, sempatik renkli bir istek. Yapsan ne kaybeden ki ?
Hem garibim senin sırtına çıkmak istemiyor ki ! seni kendi sırtına çıkaracak, ne güzel işte bin gez alla allaa. Cümle tam olarak şu;
-
Aşam eve geldiimde gapıdan girer girmez ellerin avratları gibi hotlayıp sırtıma çıksana hatun ? hı niye çıkmıyon lan sen ?
Annem bunun ne anlama geldiğini biliyor ve utanıyordu. Kapıyı tek başına açsa neyse, bir etek çocuk, ikisi erkek. Hepimiz babam zile basar basmaz titreye titreye kapının önüne diziliyorduk, paşa içtima yapacak netekim.
-Evin bömböyük salak oğlanı burda mı ?
-nalet olsun burda
-Evin kapı kapı gezen toğrist gızı
-yok
- örtmen gız
-kurban ol öğretmenlere, burda (bu ben ve malesef öğretmen değilim)
-gocasıyla küs gız
-ühüüü burdaaağğğ (ağlayarak içeri odaya kaçar)
-sırtıma hotlayıp çıkacak gadın
- Puuuu utanmaaaz ! etin teneşirden döküleee, karalı kağıdın gelee, belledin o neyse !
İşte bu mesut, mutlu, sevgi pıtırcığı aile merhabalaşmasının finalinde hep bu arzusu depreşir. Yine yine ve yine tekrarlar;
-Hadi bi kere hotlada çık, ben seni tutarım
Yıllarca söyledi, yalvardı, yakardı hatta sırtıma çıkmazsan döğerim diye tehdit bile etti ama inat bu ya çıkmadı kadın.
Belki bu atraksiyonu yapsa evin atmosferi değişecek, adam keyiflenip bizimle el ele tutuşacak kardeşlik şarkıları söyleyecek, hepimizin yularını bırakıp annemi mayamiye götürecek. Neden olmasın dı ki ?
Her akşam redci annemi mutfakta sıkıştırdık "
anne nolur bi yap ya bak yıllardır hayali bu, niye reddediyosun ? çıkamıyorsan biz tutup bindirelim seni"
Annem kendini tutamıyor, memesine çıkmış göbeğini titrete titrete gülüyor (memesi göbeğine inmişte diyebiliriz)
-gidin anam gidin hepiniz gudurmuşsunuz, babasına bak uşaklarını al
Şimdiler de gözüm ferfecir kebapcısı gibi açıldıktan sonra bu isteğin pekte öyle ulu orta talep edilecek bir istek olmadığını anladım. Resmen fantezi yapıyormuş adam, araştırmadık ama kendini at sanıyorda olabilir. Gerçi biz onun evde utanıp sıkılan haline hiç rastlamadık. Öyle manileri ve türküleri var ki Ankara'lı Namık'ın "
ne kadar sallarsan salla dona düşer son damla" adlı hicaz makamlı eseri onların yanında sönük kalır. Bu Ankara'lılar hep mi böyle kardeş ? Neyseki babam bir kaç yıl önce bel fıtığı oldu da, bu apık, sapuk, nubuk, mubuk (by: Yavuz'un minibüsü) isteğini unuttu gitti.
hotla: hopla-zıpla
çel çocuk: çocuklar
yular: hayvanlara bağlanan ip