
Bir Kayseri'li aile bizi "Gayseri'nin sayılı ailelerindenik, pastırma çitliğimiz, erciyeste teleferiğimiz, sagıp sabancıylada görüşmüşlüğümüz var" diye efsunlayıp büyük ablamı oğullarına istediler.Babam zaten kapıdan kafasını gösterene "gel kız veriyim" diye çağırır. Sanki annem bir batında 7 kız enikliyor, epi topu 3 kızın var küflü.
Gidip ne Kayseri'deki bahsi geçen teleferiğe bindik, nede yarım kilo dışında pastırma yedik.Dünden razı babam evin ortasında halay çekti. Hısımlarına da ne naz yaptı ne bişi "verdim gittiii hayrını görün" dedi, çok geçmedi;
" Babamın bir atı olsa binsede gelseee (var ama binemez, bu tarafından binip öteki tarafından düşer, ağaya bak hele) Annemin yelkeni olsa açsada gelse.Uçan da kuşlara malum olsun, Ben annemi özledim" türküsünü söylüyorduk, elimiz kınalı kınalı.
Ablam gitti.Gider gitmezde kocasının mal varlığının hava cıva olduğu, eniştemin kıskançlıktan ablamı eve kilitlediği, pencerelere battaniye çivilediği haberleri geldi. Eee kız gelinlik giyip gitti gelmek istese kefen lazım dimi ? Onunla da hareket etmesi zor. Şimdi al kefeni, dola mumya gibi, zıplaya zıplaya bin otobüse baba ocağına gel "baba bak gelinlikle çıktım kefenle geldim ehehe" de, zor iş. Hem şakanın sonu kaka olur, babam; "hazır kefenede girmişsin gel bakim" der bir hamlede gömer kızı.
Annem beni destek kuvvet olarak seçti.
-Gidip ablanın son halini kameraya al, internette youtube'da yayınlayalım. dedi
Yemedin tabi ! Annem; bırak yutubu bilmeyi kamerayı tapu kadastrocuların ölçüm cihazı sanıyor.
Hani ablalarım; kendini yanlız, zalim feleğin pençesinde kıvrım kıvrım kıvranıyor hissettiğinde onları eğlendirmek için ben görevlendiriliyorum ya ? Bir nevi mission impossible ajanıyım.Her iş bilen kadın gibi babamı kandırdı ve beni tek başıma Kayseri'ye moral, motivasyona yolladı.
İlk tek başıma otobüs yolculuğum.Otobüslerde ısrarla aynı cinsiyeti yan yana oturtmalarından dolayı, gül gibi bir oğlan iki koltuk önüme otururken, yanıma, cam kenarına şurada bahsettiğim, domur domur emcekleri mintanını gerdiren teyze oturdu.Ikına ıkına zor bela sığıştık.Teyze kalçasını iyice yerine pekiştirdi "hah ohkkk" dedi.Hışırtılı poşetlere doldurup ağzını sıkı sıkı düğümlediği öteberisini 5 balkonlu göbeğinin balkonlarından birine tepti, terliklerini çıkardı, patiğini çıkardı, kalın çorabının lastiği bacağını sıkmış onu aşağı sıyırdı,yeleğinin cebinden mendilini aldı gözünün çapaklarını, burnunu ve ağzını sildi vs vs. Sürekli o koca cüssesiyle kıpır kıpır, sol tarafımı dünyasından bezdirdi.
Az gittik uz gittik ben ön tarafta oturan, çirkin-ki ben hiç yakışıklı sevmedim-ukala ve sürekli konuşan oğlanla nasıl olduysa anlamadığım hızla flört etmeye başladım, demek ki beni tek başıma bırakmamak lazım.Çocukta; bana bakmak, göz kırpmak ve"nazlı kız, cici kız, naber" diye fısıldamak için kafasını arkaya çevirip durdu neticede 1 saat içinde otobüs tuttu, iki seksen devrildi.
Yazıkki teyze beni sahiplenmişti ne mola yerinde nede otobüsün içinde bir dakka yakamı bırakmadı, haliyle herkes onun annem olduğunu düşündü, annemden utanıyordum.
Obezite teyze saat başı püfür püfür soğan kokusu gelen çıkınlarından, lahmacun ve ayran çıkarıyor, nevaleyi iki ısırışla, bir flüüpppppşş sesiyle götürüyordu.Tam yanakları dolu doluyken banada bir parça uzatıyor "hoh söndö ye hal hol hekönme" diye tuhaf sesler çıkarıyordu (meali, al sende ye al al çekinme) İnsanlar hem kokudan şikayet ediyor hemde bana "yazıkk bunun sonuda böyle olur anasına bak kızını al diye bir laf var, yalan mı ? diye acıyarak bakıyorlardı.
Yolculuk boyunca öndeki çirkin prensime gelip beni o koltuktan kurtarması için türlü kaş göz işaretleri yaptım ama o hepsini " çok tatlısın, bir yolunu bulda tenhada kıstır beni" olarak anladı, bu kadar duyarsız olduğu için yolculuğun 5. saatinde onu terkettim.Teyze tıkındı tıkındı sonrada bahtsız sol kolumun üstüne devrilip uyudu.En çok gaz çıkarmasından korkup dualar ettim heralde dünyanın gelmiş geçmiş en berbat duasıydı "allahım ne olur yanımdaki teyze osurmasın"
6 saatlik yolculuğum çok çileli geçti, içinde başlayıp başladığı gibi biten 5 saatlik bir aşk ve belgesel gibi hayretler içinde izlenen bir teyze.
Birden tısssssss diye bir sesle irkildim, korktuğum şey başıma geldi sandım meğer otobüs otogara gelmiş.
-Nihayet kurtuldum, bir daha şişman kadın yanına oturursam iki olsun diye söylenerek iniyordum ki beterin beteri olduğunu anladım.Başından beri peşimden ayrılmayan teyze arkamdan koşa koşa geldi ve otobüsün iniş merdiveninde üstüme devrilip eşsiz bir final yaptı.