Yaz yaklaştıkça millet gideceği deniz kenarlarının, uzanacağı kumsalların hayalini kurarken, ben "köyümüzün toprak yolu bari asfaltlanmış olsa yine böbreğim patlayacak, o sarı eşeğe bu sefer bineceğim, banane kimse beni tarlaya götüremez dağlara kaçarım tamammı" düşüncelerindeyim.
Köyümüzü az da olsa seviyorum, giderken topuklu ayakkabı götürüp; düğünlerin en halay çekemeyeni, en ayakta duramayanı, en güzel yüzükoyun devrileni seçiliyorum. Malesef köyün ihtiyarlarıyla aram nane, yaşlıları sevimli buluyorum da bizimkileri bulamıyorum, adetlere ve törelere olan bağlılıkları aramızı baya açtı.
Gelenekler biraz çerkez geleneklerine benziyor, bizim kökenlerde rus bu nedenle kaideler, kurallar ortak. Ankara'da haydaa hobaaa tirilililili diye yaşayıp köye gelip katı kurallara toslayınca kafamızda kuşlar uçuşuyor.
Bütün yasalar kadınlar, kızlar uysun diye yapılmış ama beni ırgalayamadı. Pek sevgili kuralımız köyün anayasasından çıkıp bir kulağıma doğru hızla yaklaşırken, havada yakalayıp ağzıma attım çatır çatır yedim, adetlerini yediğimi gördüklerinden beri dudaklarına manalı bir titreme yerleşti, korkuyor gibiler, hımmm.
mesela..
Bir erkek yolda yürüyorsa, kadın karşıdan karşıya geçemez: Tuvalet yolun öte tarafındaysa ve sen altına işemek üzereysen, bizim beybaba da yoldan yaylanarak geliyorsa, ciğil ciğil altına bırakacak ama katiyyen onun yoluna çıkmayacak, gözüne görünmeyeceksin, ayıp cıssss.
Ben köyün delisi olmayı seçtim, en sevdiğim insanlar onlar. Camide namazını kılmış bastonuna tutuna tutuna gelen bekir amcanın önüne atladım:
-hohoyttt selam naberr bekir amcııa? hala kapı gibisin maşallah. Senin hatunu gördüm az önce bahcenin kenarında eteğini sıyırmış bişey yapıyordu, valla ne yalan söleyim pambuk gibi vücütu var karının, ne ballı herifsin seeen hade hadee.
Son yıllarda ihtiyarları göremez oldum, sanırım ben köye gidince sığınaklara yerleşiyorlar.
Hiç bir evli kadın ailedeki hiç bir erkekle konuşamaz. Aha bu en sevdiğim (!) bildiğin sessiz sinema oyununun atası. Şimdi bizim köye gelin geleceksen sıkı bir pandomim eğitimi alacaksın, başınla hı hı ve cık deme konusunda deneyimli olacaksın.. Diyelimki ihtiyarın biri sana "hişt gelin balta nerde" dedi, sen hiç konuşmadan, kaş göz işaretiyle "suya düştü" demeyi başarabilmelisin. Bir saatte anlatmayı başardın diyelim, adam sana "su nerde" diye sormadan yanından tüy, çünkü "inek içti" kısmını anlatmak daha zor malum insan kafasıyla "mööööö" sesini yapamayabilir.
Köyün en psikopat oğlanı gitti ilçeden bebek gibi bir kız getirdi, kızı buralarda paralayacak şerefsiz. Ben kıza görümcelik yaptım adetleri biraz değiştirerek anlattım: Şimdi bak bu köyde çok konuşanı severler, kimi görürsen önüne atla, selam çak, naber de, fıkra anlat dedim. Bir gün sonra psikopat kocası, elinde dirgen beni tarla yolunda kovalarken görüldü.
Gelinler yemek yemez, hadi diyelimki yemek istediler o halde artanı yerler. Kölelik zamanlarından kalma şahane bir antika parça, satıyorum sattım. Gözlemlediğim kadarıyla bu gelin denilen insan türü bizden farklı bir sistemle çalışıyor; acıkmıyor, konuşmuyor, başını sürekli emme basma tulumba gibi sallıyor, iyi derecede pandomim biliyor. Japonlar'ın geyşalığı ile köpek enikliği arasında bir yerlerdeler.
En son yaşadığım olay: Bir grup herif ve yaşlı kadın oturmuş şapır şupur etli güveç yiyorlar, şapırdatmalar gösteriyorki yemeği yapan geline bir lokma kalması imkansız. En gücüme giden o yaşlı kadınların bu suça ortaklık etmesi. Bir zamanlar kendilerine yapılan bu kötü muameleye şimdi kendileri de dahil olmuş, sorunca "bunca yıllık geleneği biz mi değiştireceğiz? diye bir savunma yapıyorlar. Onlar kaptırmış gidiyorken güveç çanağını alıp geline kaçırdım (zor bir projeydi) Garip kız "ay siminya hemen geri götür büyüklere çok ayıp olur" deyince sinirlendim ve avlunun ortasına çarpıp parçaladım. O günden beri o aileyle aramızda husumet var, türk tarihinde güveç çanağı kaçırmaktan çıkan ilk kan davası.
Bunun gibi: bebek ağlarken etrafta büyük erkek varsa kucağına alamazsın, adamın karısı ölürse kırk gün içinde evlenmelidir yoksa allah razı olmaz, kadının kocası ölürse katiyyen evlenmemelidir yoksa allah razı olmaz, evin büyükleri uyumadan evin kızları gelinleri yatamaz şeytan ağızlarına osurur, kadınların sesini duyan her kimse hemen "hişşşşş" diye susturmalıdır, kadınların fikri olur mu? görülmüş şey değil.... diye giden bin tane köhne, kösnük, kusmuk kural var. Bunların hepsini sırası geldikçe çarçur etmeye and içerim, olmazsa bu yaz orta anadolunun bir köyünde çıkan şüpheli yangınlardan beni sorumlu tutun, jandarmaya bloğumu ihbar edin.
bütün suç stalinde etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bütün suç stalinde etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Çarşamba, Nisan 29, 2009
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Bi arkadaşa bakıp çıkıyorum
Uzun zaman ara verince nasıl başlanır bilirsin "bloguma uzun zamandır yazmıyordum bir uğrayayım dedim, özlemişim..." f...
-
Uzun zaman ara verince nasıl başlanır bilirsin "bloguma uzun zamandır yazmıyordum bir uğrayayım dedim, özlemişim..." f...
-
*İş arkadaşımın kocasının tacizleri yüzünden çelişkili günler geçiriyorum. Aslında bu taciz konusu da ince iş, n...