sapık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sapık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Perşembe, Mayıs 21, 2009

Sapıklar da insan

Şimdi aşağıdaki giriş cümlesi çok amerikan filmi izlemiş, allahın paranoyağı hissi uyandıracak ama durumu ifade eden bir başka cümle bulsaydım böğrüm yarılsınki onu yazacaktımda yok. Öhhö öhhö o cümle şu cümle; birisi beni takip ediyor.

Bir aydır hissediyordum izlendiğimi bu nedenle inek şaban gibi önümden çok arkama bakarak yürümeye başlamıştım. Benim gibi sofradaki tuzu isterken bile sustalı gösteren bir ailenin içinde büyüyüpte takip edilmekten, kapkaçtan, şişlenmekten korkmak mantığa ters.
İşte korkmuyorum bende zaten, sadece beni kim, neden izliyor? asansörde mi, merdiven altında mı, sokak kuytusunda mı, nerde kıstıracak? soruları ve hadi artık ne olacaksa olsun eee başlıycam gizeminedee, fantezisinedee beklentisi sabrımı tüketti.

Dün; ara ara gözüme çarpan, gözümdeki parçaları birleştirdiğimde gayet fiyakalı görünen röntgencimle, üstün gayretlerle karşılaştım. Eh idare eder ama bir sapık için fazla eli yüzü düzgün. Aynı metrakere içinde bulununca nefes alamadı panik oldu, belliki hain planı bozuldu diğer planlara geçmek için köpükler saça saça görüş alanımdan topukladı. Oysa ben bir aydır hayallerimde onunla kaç film çevirmiştim oldu mu bu kaçış şimdi? Olsun yenilerini çekerim: "sapıkla karşılaşma" "sapığıma nasıl tecavüz ettim 2" (birincisini geçen hafta çektim) "sapığım tövbe edip hak yolunu buldu" "aşkı memnu"
Bizim buralarda "Kııız duydun mu nigar'ı asansörde ellemişler" hikayeleri çok dolaşır. Hep kafama takılır acaba içinden: ayhh keşke benide elleseler yarabbim, diye geçiren var mıdır? Vardır be sende haha aşk'ı memnu dizisini ağzı ayrık izleyen bizlere az bile bu fantezi, tırtt.


Bende bir aralar röntgenleme işine bulaşmıştım, dün yaşadıklarım tetikledide aklıma geldi.

Bizde bir dürbün vardı, sanırım babamın almanya'dan gelirken toplayıp getirdiği (hindistan cevizi soyma makinesi, tekerlekli paten, papağan yemi, füze başlığı) gibi hayati önemi olan eşyalardan biriydi. Onu genelde ava giderken götürürdü bizde haliyle bir silah türü sanıyor, adamlar yapıyo abi diyorduk. Ta ki televizyonda birilerinin dürbünü gözüne götürüp, uzağı yakına getirdiğini görene ve cesaretimi toplayıp sandığından onu aşırana kadar. Böylelikle röntgencilik kariyerim başladı.

Bizim mahallede pek o kadar malzeme yoktu, tüm perdeler adet gereği sıkı sıkı kapalı olurdu açık olsa bile genelde gördüklerim; kanepede bağdaş kurmuş kılbastı kolunu kaşıyan gaveci bahattin, mahalleliyi onum onum oynatıp köşe olan hacaali ve karısının, kireçleri dökülmüş evlerinde kara sinek öldürmekten müteşekkil hayatları, evinde bana küflü ekmek arası karıncalı sucuk yediren pinti elmas teyze ve hep uyuyan uyuduğu içinde kimsenin kendisini tanımadığı biri.
Filmlerde ki röntgen sahnelerinde gördüğümüz; duştan yeni çıkmış saçının suları adelelerinden aşağıya akan seksi erkekler, altı cıbıldak üstünde beyaz erkek gömleği, eme eme üzüm yiyen karmen elektira'lar, eve yasak aşkını alıp daha kapının önünde soyunmaya başlayan oynak karılar, elinde bir kadehle pencereye yaslanıp yaşlı gözlerle yıldızları seyreden romantik insanlar gerçek röntgencilerin dünyasında yok, daha doğrusu mamak-itinoluyum mahallesinde böyle sahneler yok.

Bende röntgencilik yapmak için keçiören'de oturan teyzemlere gitmeye başladım, hırs yapmıştım birilerini röntgenlemeliydim, iflah olamıyordum.
Teyzem; aylarca hiç uğramayan yeğeninin birden bire her hafta yatıya gelmesine "ayle bağları möhömdür, iyi günde kötü günde, el ele gucak gucağa" demeye başlamasına pek inanmasada ses etmedi allahı var. Kuzenim tolga ile birlikte evin tüm pencerelerinde sırasıyla avlandık.
Avın en bereketli olduğu saatler bilindiği gibi gece saatleri. Neler yakaladık neler; tolga'ya yüz vermeyen ezgi'nin iki oğlanı birden idare ettiğini, bir hırsızın hedefindeki eve girmeden bir gün önce evin etrafında patitiz sattığını, kapıcı zekeriya'nın burnundan nah bu kadar sümük çıkarıp, yuvarlayıp ekmek sepetine basket attığını...
Tolga'nın odasının tam karşısındaki apartmanda şansımıza yatağın yerini iyi seçememiş bir çift düştü. Teptiğim yola, aldığım risklere değdi röntgen işinden ders bile çıkardım. İnsanlar yaz aylarında yataklarını pencerenin kenarına koymamalılar, koyacaklarsa perdeyi uzun seçmeliler, perde kısaysa pencereyi açmamalılar, açıyorsalar her gece her gece zabaa kadar güreşmemeliler! olmaz ki aaaaaa ne bu!! ahlak mahlak kalmamış insanlarda ohh cıbıl cıbıl yayılın, babanızın yatağıydı.. asabım bozuldu cık cık cık.

O dürbün hala evin bir yerlerinde duruyor olmalı. Bari bir ara bulayımda çöpe atayım cenabeti, röntgencilik ayıptır artık yapmam öyle ayıp işler (!) Belki sapığıma veririm hayrını görür. Sonuçta aynı yoldan geçtik birbirimize destek olmalıyız, da ben yapmam bi da inanki

Salı, Şubat 10, 2009

Ayıbını yerim senin


Rahibeysen, abdestin tez bozuluyosa, overlokçuysan, kına satıcısıysan, ayıp balığın ızgarasını sevmiyorsan bu yazıma burun kıvır.
Kötü güne 4 gün kaldı, sevişemeyenlerin içine ateş düştü, sevgili arama telaşı aldı yürüdü, o gün gelmeden 5 milyon kadar sapa acil sevgili lazım. Kışın sevgili bulmakta zor, herkes kat kat giyinmiş kim neye benziyor, kaç kilo, nereleri yamuk, kadın mı, erkek mi anlaşılmıyor bile.

Konu sevgililer günü olunca akla hemen gıdıklayan birşeyler geliyor. Mimikler aganigi mimikleriyle yer değiştiriyor. Yüzde kocaman bir sırıtma, kaşlarda yukarı aşşaa oynama, kafada hint usülü sağa sola gitme gelme, gözlerde faltaşı gibi "seni gidi gidi" bakışı.

Her insanın istisnasız en sevdiği konu aşk, meşk, seks, yatak, döşşek, bilumum yataylık. Bu hal doğal birşey olmalı ki doğamızda var, süs diye konmamış oraya.
Bu konular açılınca aklıma bin türlü muzur olay geliyor, seks komik birşey hatta fıkra bile sayılır. Bloğumda defalarca suyunu çıkarmışlığım var. Bana komik gelen şey sana gelmeyebilir, olabilir, halledilebilir. Mesela ben osuruk sesine çok gülerim ama dediklerine göre oda ayıpmış, her şeyi ayıplayan kafana at kişnesin ne diyim.

Türlü atraksiyonlu, banki campingli seksi yapıp yapıp karşıma diyanet fetvacısı gibi dikilenleri dakkada çıplak hayal ederim, amaç kıllık. Saksağanım" ma teessüf, fesuphanallah, tübee tübeee, cık cık cık" diye öterken bilse karşıma dımdızlak oturttuğumu, şeyine baktığımı, koparacak incir yaprağı arardı. Kuzum ben bi kere 15 karılı palanın kızıyım kime ayıptan bahsediyorsun, çatır çatır yedim ben o ayıpları, mayıpları.
Bahse varım çok kişinin komidininde kelepçe, çivili çizme, siyah jartiyer yatıyordur. Ama tabi kalkıp bunları ilan edecek değiller. İlan etme etmesine ama küçük Emrah masumiyeti de takınma bana. Ben ne fanteziler duydum güya yoktular. Bu rahibe, haham, keşiş, misyoner, hacı, bacı etiketlerini okumuyorum artık, direk malağa bakıyorum.

Amacın nedir kadın örneği: amcamın eşlerinden biri 8 yaşımda başladı bir şeylerimi kontrol etmeye. Sadece erkek çocuklarında yok o "amcana pipini göster çocuum" geleneği. Kadın artık ne yapacaksa, bunu kendine uğraş edinmişti, kabustu. Uykumun orta yerinde evimize gelir odama dalar "aman bakim şeyin büyümüş mü, oy iyi iyi az daha olmuş" diye zorla ağlata ağlata yoklardı. Sanki bahçede domates yetiştiriyor, az daha olmuşmuş.
Şimdi bu kızlar ve erkekler iktidarsız, firijit, cinsi sapık, vajinusmus, Haydar Dümen gibi emvai çeşit sorunla niye kalakaldı ? işte bu soyka avcıları yüzünden.
Malum amcamda 3 eşli, tek kadın kesmemiş. Gelmiş, gitmiş eve kadın stoklamış niçin ? Bulgur pilavını hangisi daha iyi yapacak diye mi ? Yada belki masum masum tıp oynuyorlardır.

Seni gidi gidi örneği: Bize yakın bir kasabada kaplıcalar var. Bu kaplıcalara özel bölmeler yapılmış adı "hususi" Şehir/ülke dışından akrabalarının yanına kalmaya gelmiş evli çiftlerin seks yapmak için kullandıkları özel kaplıca odaları. İçinde küçük bir havuz ve geniş bir minderli bank varmış. Görünüşte toplu kaplıca kullanmak istemeyenlerin kullandığı bölmeler gibi dursa da tüm halkın bildiği ama söylemediği tek gerçek, bu odalar sadece sevişmek için.
Bölgede kaplıca dili oluşmuş; "hususiye götürem mi seni" demenin anlamı direk "sevişek mi lan garı" demek. Kadınlar bir araya toplaşıp kaplıca fingirdeşmelerini anlatıyorlar. Pazarda taze marul seçerken gayet usturuplu duran abla hususiyi sallamışta haberimiz yok.

Biz kuduz Asya ırkıyız, o öteki ülkelerin şişirilmiş sevişme istatistiklerine bakıp bakıp iç geçirme. Asya insanından daha kaynayan, daha seks düşkünü, daha yayılmacı, üremeci, felfecir bakışlı bir ırk olduğunu sanmam. Tarihe bakmak yeterli. Zencileri kıskanmanızada gerek yok. Benim sudan asıllı zenci bir eniştem var, misal o öyle bildiğiniz zencilerden değil, normal zenci. Bütün zenciler öyle diye bişey yok "Sen nerden biliyorsun bildiğimiz zencilerden olmadığını" dersen adamın görünüşünden belli, anotomisine ters.

Bu yazı Deli porofesör'ün zarasutra yazısının devamı sayılır.

Bi arkadaşa bakıp çıkıyorum

     Uzun zaman ara verince nasıl başlanır bilirsin "bloguma uzun zamandır yazmıyordum bir uğrayayım dedim, özlemişim..." f...