etiketsiz orospulara övgüler yağdır etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
etiketsiz orospulara övgüler yağdır etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Pazartesi, Ekim 20, 2008

Ara sıra gocunmak iyidir



Biri var; belki başka birileri daha haberim yok onlardan, adımı gördüğünde, kesif kokuların kaldırımlarına sindiği varoşların yaşam biçimini okuduğunda yada yazı başlığına rastladığında oracığa kusuyor.O ki böyle hikayeleri sadece çingene mahalleli, perihan ablalı,kurtlar vadili dizilerde görmüş.Öyle dizileri reyting aletinin sınıflandırmasına göre d/e grubundakiler izlediği içinde böyle yazıları yazan biride d/e grubu içindedir.Eywah ! Ben kimlerle muhatabım ! telaşında.

Opsss ne oldu ipod kuzusu ? Korktun mu ? Gece devriyelerin bile girerken iki kere düşündüğü mahalleden biriyle çarpışınca kasıkların mı sancıdı ? Sadece gündelikçiye ihtiyacın olduğunda işinin düştüğü, kapıların önünde çekirdek çitleyip, morluklarını birbirine gösteren kadınların kümelendiği dar sokaklara girerken üç buçuk mu attın ? Tamda aklına gelen başına geldi yavru; korktuğun kaktüs internette bitti. Blog kürede görsen selam vermeyeceğin banliyo gülü bloğuna geldi, sana yorum bile yazdı, kabus gibi! Buralar Elm sokağı bende senin Fredy'in olayım wafıl güzeli gel kaçma !

Evet çok üzgünüm (!) 5 yaşında çete kurarız biz, 10 yaşında mutlaka tabanca tutarız.Burger King'in çöplüğünden topladığımız kutu kolaları dizeriz Mamak çöplüğündeki atış alanımıza, çöplerimiz bile birbirine benzemez.Biz kutu kola almadık pek; ıykk çalkama ayran içtik, hatta babam kepçeyle içer, oda kesmezse sürahiyi tepesine diker (evereste çıkan ilk maganda ayran sürahisini zirveye dikti) Her 4 evden birinde hapis yolu bekleyen bir kadın oturur her mahalleli en az bir kere karakola uğrar.Yasaklarla büyürüz; alimünyüm folyo kaplıdır sokak çıkışlarımız, içinde kuzu tandır gibi pişeriz.Ne kadar çok ısı o kadar çok kaynarız...Ne kadar çok yasak o kadar çok gayrimeşruyuz...Yaşayacağımız hayat önceden liste yapılır; buzdolabının üstünde, yaşarken yanına almayı unutma !

Anarşist sevdim ben, Yasemin'de esrarkeş.Binnur şanslı kızdı sevdiğiyle kaçtı.Ölüm; hiç yabancı olmadığımız en eski hikaye.Tecavüz; artık gülüp geçtiğimiz fıkralar gibi. Ayrılık; her güzel başlangıç yemeğinin tatlı ile bitmeyen sonu.

Benden korkuyorsan, beni okumaktan miden kalkıyorsa, yaşamım sana Ceza'nın öfkeli şarkılarını anımsatıyorsa sen suçlu musun? Hayır! Bu hislerinde bir yanlışlık yok.Korkmak ayıp değil korkuna olan sadakatin ayıp.Aramıza çizdiğin önyargı çizgileri ayıp, küçümsemekten başka yapacak birşey bilmemen ayıp, öğrenmemen ayıp! Ben oralara gelmeye çalıştığımda burnunu tıkamasan, bana acımasan, elime bozuk para tutuşturmasan yine ilk adımı ben atardım.Unutma bir adet ortak noktamız var; ikimizde bir kadının rahminden düşmüşüz.Ha o noktada da farkımız var doğruya, seninki seni Starbuck coffee'nin masasının altında peydahlamış, benimkide semt pazarındaki kavun tezgahının altında, fark bu.

.......................................
Yazımdan sonra Agnus Dei'nin yazdığı bir yorum şiir gibiydi buraya eklemek istedim.
Bir anarşit sevdim ben,kızlığımı dikey verdim ve içmediğim kola kutularını parçaladım ellerimde Bir trenin son vagonunda yirmi itin tacizine kafa tuttum...Bir anarşisti sevdim ben her sirende ciğerim yanacak kadar.Ağladığım zaman salya sümük ağlarım ben saklayacak hiçbirşeyim yok, hayatımı bilmem kaçımda dibine kadar yaşadım.Şimdi kalan anılarım, can yaram, nadasta bünyem...

Bi arkadaşa bakıp çıkıyorum

     Uzun zaman ara verince nasıl başlanır bilirsin "bloguma uzun zamandır yazmıyordum bir uğrayayım dedim, özlemişim..." f...