Şimdi öyle içimi dökmek amacıyla (akciğerimi headere, midemi footere, kalp kapakçıklarımı yazı aralarına döktüm, bekliyorum) bişeyler yazmak istiyorum.
Doktor "içini bi yerlere dök, bi şarkı söyle, bir kitap oku iyi gelir" dedi, klasik doktor tavsiyeleri. Evet bir şarkıyla bir kliple hayatı değişen oluyo tabiki, tarihimizde onlara demet akalın deniyor da benden olsa olsa seray sever kolpası olur.
Hem dün beşyüz tane şarkı söyledim hayatım hala bende duruyo, bir nakarat boyu yol gidemedim. Kitap dersen ortalarda dolaşan bir kitap buldum, adını bilmiyom sonuçta bir araya getirilmiş yassı selüloz parçaları kitaba benziyo, kitaptır heralde, kitap mıdır?? Önsözün ilk satırı güzelmiş, ikinci satırı yarın okurum, üçüncü satıra allah kerim, bilemiyorum üstüme gelme keserim...........!!!!!! tırnağımı.
Bir kaç gün evel az kalsın mapushaneyi boyluyodum. ailemizin ayılarından biri "bu siminya varya bu kahpe istanbul'da onca ay orospuluk yapmış, beyoğlunda gıllı bi herifle pazarlık ederkene görmüşler" iddiasında bulunmuş, hakkıdır lafa tapan milletimin bulunsun. Önce sallamamıştım alıştım bunlara, heralde dünyanın en ağzı, ahlakı bozuk ama en fazla namus maddesine sahip insanları biziz. Gece gündüz ankara genelevinden toplatırız biz bunları, eve gelince "höynnnnns namıs lan namıs didik! hışşşşş fıssss" diye bi ses çıkarırlar, yılan tıslaması gibi, teker patlaması gibi. Bizde korkup dağılırız eyvah bizi sokmasınlar aman teker üstümüze yuvarlanır kemiklerimiz ufalanır, diye, hep böyle oldu, oluyo...
Ama çok uzattılar kulaktan kulağa oyunu varya ona malzeme ettiler üç kuruşluk gezimi ve beni. ilk başta beyoğlunda kendini pazarlıyomuş diye çıkan laf gele gele geldi "Bir gecede 80 herifle yatabiliyomuşşşşşşşş" " istanbul'un en kalifiye en çok aranan ırıspısıymışşşşşş" " manukyan'ın genelevinde patroniçelik yapıyomuşşşşşşşş" türlüsünden çeşit çeşit fantastik dedikoduya dayandı. Ben bile hayret ettim bu kapasitelerine, tek hayal gücü geniş olan ben sanıyordum. Baktım bu dedikodular artık imalı bakışlara, beni görünce ya kaçışmalara yada koşa koşa gelmelere sebep oluyor. Erkekler daha çok bakıp daha bi sırıtıyolar, sanki gözde kırpıyolar. Kadınlar kısır yiyip fısırdıyor, kimisi ise kısırını bile yemeden kaçıyor, sanki orospuluk bulaşıcı.. lan sende domuz gribi olmuşun ben senden kaçıyormuyum gadın!
İsveçli bilim adamları gibi bu eldeki deneklerim üzerinde yaptığım araştırmalar beni ayıların ayısı kuzen köksal'a götürdü. Dedikodunun başı! Yılanın tısı! Tekerin jantı bu düdük makarnasıymış! Evine gidip konuşayım demedim, kendisi ve serileri konuşulabilen ürünler değil. Birbirimizin üstüne atladık o bana vurdu, ben ona vuramadım, o bana vurdu ben ona vuramadım derken, sonuçta elimde cinayete teşebbüsten yada bizzat cinayetten senelerce yatmama neden olabilecek bir aletle buldum kendimi. Çok korktum ya nasıl oraya geldiğimi bile hatırlayamadım, pozisyonuma inanmadım, kendimden daha bi korktum böyle ellerime kollarıma baka kaldım. Halsiz halsiz eve geldim ama günlerdir etkisinden kurtulamıyorum, bi sürü ilaç içip sarhoş oldum. Halisülasyonlar görüyorum sabaha kadar sabahlıyorum. Kalbimde yanıyor ama onun sebebi başka o araya kendi karıştı.
içimi döktüm doktor tamam.
manukyanla çalışmak büyük zevk ama karı ölü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
manukyanla çalışmak büyük zevk ama karı ölü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Pazartesi, Ocak 11, 2010
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Bi arkadaşa bakıp çıkıyorum
Uzun zaman ara verince nasıl başlanır bilirsin "bloguma uzun zamandır yazmıyordum bir uğrayayım dedim, özlemişim..." f...
-
Uzun zaman ara verince nasıl başlanır bilirsin "bloguma uzun zamandır yazmıyordum bir uğrayayım dedim, özlemişim..." f...
-
*İş arkadaşımın kocasının tacizleri yüzünden çelişkili günler geçiriyorum. Aslında bu taciz konusu da ince iş, n...