İnanmazsın burak'la 2 saat aralıksız öpüştük, vantuz gibi dilime yapıştı çektiii çektii az kalsın boğuluyordum" diyerek boğulursu boğulursu güldü. Gözlerinde yorucu bir öpüşmeden dönmüş askerin gururlu bakışı vardı, star wars ışın kılıcı gibi kesti gitti hepimizi.
Esin daha etkili bir "sevgiliylen maceralarımız" hikayesi anlatmalıydı ki Özlem'in öpüşmeli hikayesine fark atsın"Ehem bakın boynuma hemen şurası gördünüz mü? abartı değil 4 saat curk curk emdi gerizekalıı" diye 32 diş 1 morlukla cümbür cemaat sırıttı (4 saat emmek?)
Elimizde bir vantuzlu öpüş, bir curkuzlu morluk vardı ikiside orta halli bir kız sohbetinin kendi içinde abartılı ama basma kalıp hikayelerinden sayılırdı, orjinallikleri yoktu. Geriye ablam ve ben kalmıştık, kendim için endişe etmeyi bir kaç dakika sonraya bıraktım ablamın bacaklarını ayırıp "bakın tam şurdan şeyetti" demesinden çok korktum. Herkes bilir ki sevgili sirkulasyonu, popülasyonu, atraksiyonu bakımından ablamın önüne geçmeye cüret etmek bu mahalledeki hiç bir dişi oluşumun harcı değildir. Ablam dudağının kenarından "peaaahh" diye bir ses çıkardı "sizin maceralarınızı yerim" peaahıydı bu! çok yakından tanırım bu peaaahı günde en az bi kere evin bir köşesinde üstüme püskürtür.
O; marjinal fingirdeme anılarından birini anlatmak için saçlarını kulağının arkasına süpürürken ben dudağımın içini yemeyi yarılamıştım bile çünkü az sonra sıra bana gelecekti ve benim hemen "çılgaaan" o olmazsa "ehh işte" ayarında bir sevgilim şaaptı hikayesi uydurmam lazımdı. Ablamın yaşadıklarının yanında "ne bu şinci" kalacaktı ama olsun buluşmadan mağlup ayrılmamam için şarttı. Bu bir gurur meselesiydi, bu bir köşeye sıkışmışın kurtuluş savaşıydı, bu bir this is sparta idi....
Erkeklerle arasında lüzumsuz ama önemsediği mücadeleler olan bir kızım ben. Onlarla sevgili veya arkadaş olma yollarında türlü teşkilatlar kurarım. Genelde başarısız olurum ama inat değil mi? Vazgeçmem davamdan. Tek kişilik mafyamın başında oraya buraya emirler yağdırırım. Kazara mıntıkama düşene sorarım bi; Silah kullanabiliyor mu? Camcı'nın C sini silebilecek yürek var mı? Hadi bakalım en uzağa hangimiz işeyeceğiz? Sörvayvıra katıldı mı?Asya steplerinde at koşturdu mu? SE-LE-NA dediğinde selena geliyor mu? İşte bun gibi maddeleri yapamazsa/başaramamışsa ona aşık olurum. (Yapabiliyorsa ilerde "bir zamanlar bir kız vardı hatırlar mısın" diye meydan okunacak güne kadar korkup kaçarım) Bu tarz; beceriksiz, mağlup, kıymeti anlaşılamamış, böbürlenecek, kibirlenecek bir şeye sahip olmayan, yanımızda ıslanmış köpek eniği gibi kıvrılıp kalan bir erkek, bizi; öteki “paket servis” erkeklere göre daha az yorar. Birkaç anaç cümleyle, ufak bir iki ekleme çıkarmayla istediğin mekanizmayı kolayca üstüne kurabilirsin. Ağzı küfürlü, gözükara, kıldan suratı seçilemeyen, sabıkalı, pasaklı ve ukala olanları da severim. İlk türe göre daha fazla gevezelik etmen, modifiyesi için daha fazla alet edavat belki torna makinası kullanman gerekebilir ama her halükarda kusursuz erkeklere nazaran daha az kusurludurlar.
Başarıdan başarıya koşan, mahallenin gurur kaynağı, anasının göz bebeki, babasının aslan oğlusu o kusursuz erkeği - ki adları Burak olur bunların- ayağına tuğla bağlayıp bayındır barajına atmak için içimi tarifsiz arzular kaplar. Burak bu göz kamaştırıcı noktaya gelecek diye kaç masum körpenin depesine depesine aileleri tarafından "bak gördün mü ellerin oğlanları neler yapıyo, ya sen?" diye vuruldu kimbilir? Bu pişmiş kellelerin karnelerini anneleri altın günlerinde göstermek için çantalarında gezdirir. Kahvenin en parlak kırmızı keline sahip ve kusursuz dişleriyle komik olmayan şeylere bile kahkaha atan herifi bunların babaları olur. Evleri bile; içinde yaşayan zekiler zekisi, pırlanta misali dört dörtlük delikanlının farkındadır, bizim yıkılan tarafına direk dayanmış, teneke ile tutturulmuş evlerimizin yanında gururla dikilir. Evin yanından geçerken "zeki ve başarılı çocuğun evi" diye bir fısıltı duyulur, bir rüzgar eser, bir kedi atlar.
Ablam "ay valla de” tepkileri eşliğinde anlattığı "valla billa" adlı hikayesini sonlandırırken ben çaya bakma bahanesiyle kaçtığım mutfak kapısının önünde pısmış, sevgili hikayesi yumurtlama telaşı içindeydim. Benimde olması lazımdı elbet; sonuçta kanlı canlı, saçlı başlı bir kızdım bakayım aa evet kızım..mışım. Ama maalesef bu hikayeler savaşında kullanılacak nükleer etkide bir silahım yoktu. Olanlar; sevgilimle nalburda karşılaştık, bana radyodan şarkı istedi, sincan’da keşkül yiyecektik yiyemedik, pazardan parmak arası terlik almış yollamış canımm.. diye giden en fazla Kırıkkale tüfeği yerine geçebilecek cephanelerdi. Ulan lezbiyen olsam gene en azından kükürt kokulu hamam hikayelerim olurdu, bu ne bahtsız bir gündü hatta ömürdü böyle? Yanlarına geldiğimde Esin ve Özlem beklediğim bakışı yüzüme döktüler. Ablam bakmadı çünkü benim ne menem sevgili fakiri bir kız olduğumu gayet iyi biliyor beni ancak ortamın çay getiricisi, iç geçiren dinleyicisi, ben bilmem beyim bilircisi mertebelerine layık buluyordu.
Her hikaye anlatıcının hikayesine önem katmak için başvurduğu boğaz temizleme ritüelini ben zaman kazanmak amacıyla yaptım. Kalbim az sonra atacağı yalanın etkisiyle boğazıma yaklaşmış, beynim hain planlar peşinde götüme inmişti. Hem Kızları "ayy inanmıyorumm" derecesinde şaşırtmak hemde ablamın yıllardır bil fiil şahsıma uyguladığı "peaahh" eziyetlerinden intikam almak istiyordum. İhtiyar bir kahvane öykü anlatıcısı gibi çayımdan bir fırt çektim, arkama yaslanmaya sırtım yoktu önüme gömüldüm. Vicdan azabımın ağır hipnozundan dinleyici insan sayısı gittikçe çoğalıyor gibiydi. Yüzlercesiyle gözgöze gelmemeye çalışarak başladım hikayeme...
...Az sonra bu odada; kendi gölgesine bile cinsel tacizci muamelesi yapan, erkek görünce içinden hıııuyaaa çekerek uçan ceki çen geçen, galiba sana aşık oluyorum diyen adama “du bakiim fermuarın mı açık kalmış senin” diyen birisi; Ankara’ya okumaya gelmiş, oran’da ki kokoş vekil eşlerinin kaniş köpeklerini gezdirerek para kazanan, müslüman olup adını Celal diye değiştirmek isteyen (kelime şahadeti ben öğretiyorum) saçı rastalı, elinin birini san fransisko’da asansöre sıkıştırıp kaybetmiş, Türkçe bilen, kökenleri teee Ekvator’a dayanan amerikalı bir zenci ile olan ateşli aşkından kesitler sunacaktı..
Her hikaye anlatıcının hikayesine önem katmak için başvurduğu boğaz temizleme ritüelini ben zaman kazanmak amacıyla yaptım. Kalbim az sonra atacağı yalanın etkisiyle boğazıma yaklaşmış, beynim hain planlar peşinde götüme inmişti. Hem Kızları "ayy inanmıyorumm" derecesinde şaşırtmak hemde ablamın yıllardır bil fiil şahsıma uyguladığı "peaahh" eziyetlerinden intikam almak istiyordum. İhtiyar bir kahvane öykü anlatıcısı gibi çayımdan bir fırt çektim, arkama yaslanmaya sırtım yoktu önüme gömüldüm. Vicdan azabımın ağır hipnozundan dinleyici insan sayısı gittikçe çoğalıyor gibiydi. Yüzlercesiyle gözgöze gelmemeye çalışarak başladım hikayeme...
...Az sonra bu odada; kendi gölgesine bile cinsel tacizci muamelesi yapan, erkek görünce içinden hıııuyaaa çekerek uçan ceki çen geçen, galiba sana aşık oluyorum diyen adama “du bakiim fermuarın mı açık kalmış senin” diyen birisi; Ankara’ya okumaya gelmiş, oran’da ki kokoş vekil eşlerinin kaniş köpeklerini gezdirerek para kazanan, müslüman olup adını Celal diye değiştirmek isteyen (kelime şahadeti ben öğretiyorum) saçı rastalı, elinin birini san fransisko’da asansöre sıkıştırıp kaybetmiş, Türkçe bilen, kökenleri teee Ekvator’a dayanan amerikalı bir zenci ile olan ateşli aşkından kesitler sunacaktı..
simincan senin her yazına sen harikasın yazabilirim.
YanıtlaSilkesinlikle 'harika'ymişsın yaa.yeni keşfettim senii ve bundan sonra takipçinimm kaçamazsınn!! :)) bu yazını ve bi öncekini okudum diğerlerini de finaller bitince devam etmek üzere bu sayfadan ayrılıyorumm.ha unutmadan 'sık kullanılanlar'a ekliyorumm... castenada
YanıtlaSilbu tarzla... başlayıp paket servise kadar anlattığın kısım aynı ben. vay be!
YanıtlaSiltürkçe bilen kökenleri teeeeeeeee ekvetora dayanan amerikalı zenciden bende alabilirmiyim bi demet taze olsun ama süperpresh ten gına neyin geldi :) valla harika bir yazarsın okurken gözümde canlandı derlerya bende resmen sinevizyon kuruyorlar full dechizatlı 5+1 o derece yani :))
YanıtlaSilpeaahh basit bir amerikalı zenciyle olan bir aşk hikayesi mi...
YanıtlaSilbenim
annesi rus,
babası ugandanın devrik lideri,
isyancılardan kaçarak türkiye ye sığınınan,
kadın tüccarlarının elinden kurtardığım,
mavi gözlü siyahi aşkım, Kemigisa ile olan maceramızın yanında bu ne ki ...
bana "peaaahhh" mı dedin kemigisa'nın sevgilisi? (alla alla sabah sabah pembe panter fon müziği çalıyor niyeyyysee)
YanıtlaSilAnlatım şekli çok iyiydi simin tebrikler :)
YanıtlaSilSevgili siminya.
YanıtlaSilÖncelikle bana bu temiz satırları ayırdığın için teşekkür etmek isterim.
Şimdi anlıyorum ki çocukluğumuzun masumane (é) oyunlarından olan "kim kiminle nerede ne yapmış" oyunu büyüklerde (birazda üslubuyla oynanarak) konuşularak oynanıyormuş.
Ah ne dehşet verici. İnsanoğlu doğduğundan ölene dek geçirdiği süreçte şehvet havuzunda bir o yana bir bu yana savrulup durmuştur.
Neyse, zenci menci yani olmuyo böyle :))
Ya sen nasıl bir şeysin?? Şoktayım!
YanıtlaSilHA bi de şey PEAHHHHHH ahahahah
YanıtlaSilSiminyaaaaaaa bu yazına bayıldımmm ya bayıldımmmm bütün yazılarına bayılıyorum ama bu çok dehşet olmuş =D
YanıtlaSilNaptın lan zenciyle mamak güzeli seni :D E fazla sallamasaydın sanki ama, ama sanki sonunda feci güldüler sana diye içime dışıma doğmakta :D Yedilermi onu söle bari :D
YanıtlaSilŞimdi bir dizi başlıyor Kanal:D'de KÜÇÜK SIRLAR. Büyük ihtimalle yalan söylemek zorunda kalan insanların hikayesi işlenecek.Tanıtım filmini izlerken aklıma hemen bu yazın geldi =)
YanıtlaSilYalan bazen o kadar tatlı oluyor ki.
Bir söz var dizi yıldızı Barney Stinson söylemiş:
......"İnsanlar kendilerine söylenenin yalan olduğunu öğrenmekten hoşlanmaz,Çünkü yalanlar,birilerinin gerçeklerle kirlettiği güzel hikâyelerdir"......
Katılıyorum!
Ya buraya yazması kolayda yalan söylerken bağırsak düğümlenmesi, apandist patlaması, sidik torbasında kum birikimi, kulak zarında ateş ve titreme gibi çeşitli komplikasyonlar yaşanıyor, hem yalanın çelişkili yollarında bata çıka yol alırken hemde bu şikayetleri bastırmak....ah ah neler çekti şu hayın gönlüm :)
YanıtlaSilpek inanmadılar ama banane ben lafımı ortaya koydum inanan inanır inanmayan şikayetini merkeze bildirseydi :ş
özlem o laf çok güzel evet çok seviyom ben o barniyi, yalancılıkla ilgili lafını hemencik hayat şiarım yapayım ben hahahah
Ulan çok pis "zenci mi? hihoha" diye manidar gülesim var. Olmadı zenciler için mani yazasım var.
YanıtlaSilAl yazmalı geline
Kara yılan kaçmış içine
Sen içini ferah tut
Kol gibi girecek göynüne.
korhannnn hayatından endişe ediyordum yaşıyorsun yaşıyorsun oleyyy :)
YanıtlaSilBende hayattayım yaşıyorum Katun!Korhan'ı merak ettigin kadar beni de merak etmeni istiyorum hatta ve katta en cok beni merak edeceksin! :D
YanıtlaSilO degil de yazın on numara Pörfektense!
Deseydin ya ben ne gang bangler swingerlar yaptım peaaah diye ablanın suratına suratına :D
YanıtlaSilDeseydin ya ben ne gang bangler swingerlar yaptım peaaah diye ablanın suratına suratına :D
YanıtlaSilbacakkkkkkkkkkkkkkkk tek elle yazdıran bacak
YanıtlaSilhey cem mumcu köşesinde seni önermişti gördünmü?
YanıtlaSililk defa okudum bu blogu. İlgnç ve hoş =)
YanıtlaSilhttp://aslankizinruyasi.blogspot.com/
hı hı gördüm adsız
YanıtlaSilorospuluk kevaşelik moda oldu ak.hızla level atlayıp nekadar çok orospuluk yaparsan okadar yükseliyorsunuz sanki, topunuzu ve türevlerinizi sikeyim.
YanıtlaSilpuahahah :D
YanıtlaSilPalavra attığın zaman ki;
YanıtlaSilyüz halini
“merak ediyorum”
siminya!
:D
Not: Oku bakalım!
http://antipatikyazar.blogspot.com/2010/06/bir-kalp-iki-kisiyi-sevebilir-mi.html
ikinci yeni etkilerinin çokça görüldüğü yeni şiirimden bir kuple sunmak isterim.
YanıtlaSil"güzel la bu yazı
bayağı bilinç akışı falan
adalet ağaoğlu'nun gecekondu versiyonusun resmen.
nikâhı boşver de
evlenelim mi siminya?
adlı bir cengâver olarak..."
tüm anlam üç noktada.
gel de al :D
YanıtlaSilOn numero olmuş lakün yorumlarda Adsız'ın yorumu, Adsız'ın sessiz ama bir o kadarda yürekten gelen "halk"ın tepkisini ortaya koyuyor :)) Türev integral ne varsa almış götürmüş :))
YanıtlaSilmadafaka gel beni kaçır yiğidim..
YanıtlaSilhad not visited the blog friends .. try to communicate again with a visit to your blog ...
YanıtlaSilBolehngeblog
@madafaka
YanıtlaSilayağını denk al siminya benimdir !
biz beşik kertiğiyiz...
MİM"LEDİM SENİ http://lazanyaaa.blogspot.com/2010/06/mim.html
YanıtlaSilLan simisimi..
YanıtlaSilÖZlemişim seni ..
Tekrardan adaptasyon sağlamaya çalışıyorum..Boşa çıktımm..Törn bek yani anlıycagın.
Muah muah can hatice
aha! lan yüzyıllardır neredesin böbreğim? neredesin a ceylan gözlüm ruh dikizim :)) çok geç kaldın artık hiç bişey eskisi gibi diil :( ıssız at o tecavüzden sonra öldü, nenemlerin evi büyük yangından kurtuldu ama mum alevinde söndü, hamişgillerin kör seyyit dul karıya iç güveysi gitti, bende içerden yeni çıktım :(( ay pensil du tu yu incredibıl imposıbıl... :(
YanıtlaSilbugün keşfettim bloğunu. neden daha önce görmedim diye gıcık oldum kendime. süpersin....
YanıtlaSilnasıl birşeysin sen öyle....
YanıtlaSilgerçekten çok enteresan yazıların var... mahallenin burakı modunda olsam da yazındaki.. sevdim seni...
bundan sonra hararetle takip ediciiim seni....
Evet nası bişeysin lan sen şerefsiz!! Kırarım kafanı gözünü feci gaza geldim.Allah hulaaaaaaaaaayn
YanıtlaSilyukardaki herif için doktor, evlenince geçecek ürkütmeyin dedi
YanıtlaSilherkes günde bir kere buraya gelip nası bişeysin sen? yazıp mı gitcek?? olayınız nedir abi? noluyo abi?
YanıtlaSilkorhan umarım bana dememişsindir ... eğer bana dediysen neden söylediğini de anlat o zaman... seninle uğraşmaya değer mi değmez mi anlayayım...
YanıtlaSilkulağımda acayp bir cırcır böceği melodisiyle yazıyorum bunu...
YanıtlaSilgüzelim gecenin içine eden bu yaratık umarım bir gün senin de kafanı yapar
itiraf: buraya yorum yazmak bu sesten daha az acı verdi...yine de kolaylıklar diliyorum...acıyı çağırmaya devam, yani yazmaya...