
Babam; yemesem, içmesem, uyumasam sürekli yazsam icraatlarını, karmaşık karakterini bitirmem olası değil.
Çok tezahürat eden olurda zorlama bir özet çıkarırsam: Kulaklarına kadar uzanan biryantinli bıyıkları, kafasında meşhur "iyi, kötü, çirkin" filmindeki çirkinin şapkasından, sık sık yağladığı tüfeği, arada gidip bindiği atı, çalamadığı sazı ve türküleri, alman sevgilisi helga, türk sevgilileri; satı, halime,nuriye, güllü, falaniye, fişmaniye velhasıl kırk tarağa bezi takılan, ağalar ağası adam.
Başka bir ailenin babası olsa ölesiye nefret edilir, bizde nefret ediyoruz ama "kurt kocayınca köpeğin maskarası olur" atasözü gereği, maskaradan hallice. Sigaradan sarara döküle tek dişi kalmış zampara babam; her hafta sonu ve yaz tatilinde, 5 çocuğunu zorla ve cürümle içi barut kokan, maaamut amcanın kamyonetine doldurur, otluk, sazlık alanlara ava götürürdü. Amaç; yavrucuklar top sektirsin, temiz hava alsın, piknik yapsın değildi elbet.Niyeti daltonlar gibi sıraladığı çocuklarını iyi eğitimli tazı köpeği olarak kullanmaktı.Bizde fena değildik hani tavşanı ağzımızla yakalayacak, uçan kazın kokusunu tee kör itin öldüğü yerden alacak, hatta bir tazı gibi havlayacak donanıma kavuşmuştuk.Daha sonra rüyasında ak sakallı dede yerine avladığı hayvanlarla sohbet edince, yusuf yusuf pozisyonunda uyanıp töbe istiğfarla av işine son verdi. Allahın sopası yok.
Şapka tutkusu nasıl başladı tam bilemiyorum tahminimce şapka devriminin rüzgarları babamların köye geldiğinde köycek bu tencere kapağından kaskete hayran kalmış, para ve şartlar elvermediği için ileri bir tarihe ertelemiş olmalılar.Babam büyüyüp adam olup Anap'ta görev alınca, her siyasetçi gibi fötr'e ilgi duymuş.Sonunda da köylülerinin ahı yerde kalmamış, şapkadan intikamını almış, kolleksiyona başlamış.Evimizde sayısı belirsiz, her renkte, boyda ve pek çok ülkeden fötr seçeneği bulabilirsiniz. İsteyen olursa avucunu şimdiden yalasın, onlar için alman konsolosluğunu basmış, dayıma bıçak sallamış adamdır.
Almanya macerasıda ilginçtir.Kısa süreliğine bordo bavulunu alıp Almanya'ya yerleşen babam 3 ay içinde saf kan bir alman olup geri dönmüş.Ben o yılı tam hatırlamıyorum çünkü doğmamıştım. Aradan yıllar geçti ; doğdum, altıma işedim, beşikten düştüm, yürüdüm, bezden kurtuldum, leblebi tozu yiyebilecek yaşa geldim babam hala kendini bir alman sanıyordu.Öğrendiği 10 tane almanca kelimeyle hayatını idame ettiriyordu, sıkıysa anlama ne dediğini. Almanca bilenler gülecektir ama napim babamın almancası bu: kızlarına "meçin" der "meçin vassa tiringe guutt" bu "kızım su ver demekmiş" bizde yiyorduk tabi.Sayıları doğru sayıyordu (sanırım) "ayn, zıvayn, dırayn, fifh, zibın, akh, noyn" Sık sıkta "gutuntag" derdi.O ne demek bilmiyorum iyi birşey demek olduğuna inanıyorum, zaten yazı başlığına da bu ismi verdim, iyidir iyi.Babamın almancasına hep saygı duyduk, duymama seçeneğimiz yoktu zaten, yemiyodu şeyimiz.
Almanya'dan sadece kıytırık almanca getirse iyi.Her yılbaşında noel kutlamaya, hindi kesip, alman halk oyunları oynamaya, kafam kadar bira bardaklarında bira içmeye başladık ( bizler yani evin tazı sıpaları ve anacım içmedik, babamın efradı bayılırdı noel akşamlarına, çünkü mahallede tek hindi kızaran ev bizdik )Babamın sonradan görmüşlüğü ailecek asimile olmamıza neden olmak üzereydi. Eğer alman köylü kıyafetlerini temin edebilseydik Trt 23 nisan şenliklerine "alman halk oyunları ekibi" olarak katılabilirdik.Yakında da alman cici annem Helga'da gelecek ve ondan küçük melez kardeşlerimiz olacaktı, ne mesuttuk, ne bahtiyardık.....
resimdeki

.jpg)



27 körolmayasıca durur mu:
hımm, bu yazıyı daha önce görmediydim:))
o zaman yorumda to be contuleyecek diyim ben. sayfanda güzel olmuş bu arada...
Çabuk getir devamını Siminya.Günde 20 kez bakmayayım yine Blograzzi sayfandaki güncel yazılar bölümüne:)
guten abend :)
antonyus..Evet bu zuladaydı :) @siminya
beenmaya...ne zaman to be contuluycen :) teşekürler firefoxta daha iyi ama
beny.. harikasınız inan hatta inan harikasın :)
ve..öylemi yazılıyordu :) valla zır cahilim almancada sözlüğe bile bakmadım ilhamım bozulmasın diye :)
hehehe:))
Çok iyidi:)
Helal sana...
ıııı yok...guten abend iyi akşamlar demek...sen bize sabah iyi günler dilemiştin guten tag hesabı :)ilhamın böylesi hiç yakandan düşmesin :)
hüseyinnn...yürrü siminya diyosun :)teşekür
ve... yani babam gutuntagla bizi uyutmamış, doğru konuşmuş adamcağız günahını aldım :)) hee o halde sanada guten abend dur bloğuna geliyom bekle beni :)
siminya
Oldum olası höchstgeschwindigkeit diyememişimdir. Ne öle kusar gibi konusma dilimi olur Hem almanca;
porno filmler sayesinde herkese mal olmus bi dil. Yaaaaa şayzee faln fıstık yani... Hani almancayı düşünüyorumda aklımda kalan tek şey porno olmuş. Yok yok efendim ben cok normal bir o kadar da rönesans eğitimi alıp, hayatımda belli reformları atlatmış biriyim sapık değilim. Bende böyle bir imaj bırakması tamamen RTL ve PRO7 kanalı yüzünden. el kadar cocuğun evinde böyle seyler cıkarmı o zaman rtük mü vardı ki:P Neyse gelmiş porno bilgimi burada anlatmak istemezdim ama nerden aklıma geldiyse. Tüm suc o fötr şapkada...
guten morgen krakerkelebeği:)hımmm üzüldüm ben sonra ama:( bir kaç dakikayla akşam kaçırmışım seni,olsun artık bir daha ki sefere der ,sakın geç kalma erken gel, diye annemin bana bazı anlarda ısrarlı söylediği şarkıyı bugün sana hediye ederek ,diline dolamanın o sonsuz mutluluğunun kıvaç ve onurunu yaşarım...e bu işkenceyi biriyle paylaşmak istedim şimdi :)de bu cümleler nasıl bir şey oldu hımm dur bir karşısına geçip şu yazdıklarımı okuyayım:)
hım şu kare düşünce çok güzel bu arada...süper
.Cok güldüm sabah sabah ya:) kendime bir blog açtım.elime,yüzüme hatta dilime bulaştırdım.:d öküzün trene baktığı gibi bakınıyorum.bır baktım iki baktım bu bakmakla olmıycak deyip sana bakmaya geldim:))musait olduğun bi ara bi yardım etsen diorum:D
deliname,bi de ah şön,wundebah vardır:) en azından zibidilik edip "yav bunlara da dublaj yapsak" demediler:) Gerçi şimdi alayı İngilizce oldu,hatta Fransız filmleri(!) bile. Ki Fransızlar bu konuda inanılmaz milliyetçidir. Amerikan emperyalizmini kınıyor,Alman işçi kardeşlerimizi devrime çağırıyoruz. Bu sayede Türk solcusunun titreyerek kendine geleceğini,lumpenliğini bırakacağını,davul zurnayla halay çekme yerine daha çok sesli,evrensel müzik ve gösterilere yöneleceğini umuyorum. Yaşasın halkların kardeşliği diyorum:)
deliname..Bir fötr'den pornoya geliyorsak :) almanca ve japonca kavga eder gibi küfreder gibi, malum en güzeli fransızcaü, bir kadın fransızca konuşurken seksi olduğu kadar hiç bir halde seksi olamaz :)
ve.. sneinle aynı anda aynı yerde karşılaşmak için yapmadığım maymunluk kalmadı , maymun ettin beni la :)kare düşünceyi arkadaşım Cİİ'nin sayfadan aşırdım herkese izletiyorum özellikle final varya, bitiriyor beni
Mixx..Elbetteki yardım ederim, ikimiz aynı anda boş kalırsak tabi :) bana mail at ne istiyosun, neler ekleyim, vs şifrenide yolla elimden geleni diz kapağıma koymam
barış yav nasıl geldi bu konu alıman pornosuna :)Her yorumunda ayrı bir ders var senin itina ile saklanmalı
Valla benim de aklıma Almanca deyince ki biliyorum orta düzeyde Almanca ona rağmen.
Wundebach Schön...Kulaklarımda yankılanıyor..Hafızamı tazaelediğin için Siminya teşekkürler.Anılar gözümde canlandı:P:p:
ihlibedih vardı bi de. öyle derlerdi. deyip deyip gülerlerdi. gülerdik. ta ki ihlibedih'in anlamını öğrenene kadar. 78 model vosvos minübüsle binlerce kilometre aşıp 7 kişi izne geldik, ama yine de yalnızız, demekmiş meğer.
ukturk..yav beni delirttiniz iki gündür konu direk porno oldu bee :)
dikkatsiz..ihlibedih seni seviyorum demek diilmiydi ? Acıklı birşey anlattın sanki
Almanca kesinlikle aşk dili değil. Ben Ich Liebe Dich'i "soyun ve derhal bacaklarını aç" gibi birşey sanırdım söyleniş tarzından dolayı. Bence tüm orduların resmi dili olarak kabul edilmeli Almanca. Söylenen herşey emirmiş ya da çok sarsıcı bir bilimsel gerçekmiş gibi geliyor kulağa.
barış türkçenin de bu yönden pek farklı olmadığını bilirsin sanırım. Bizde de nerdeyse her cümle emir anlamına gelebilir. Vurguların cümleye bu kadar derin anlam kattığı başka bir dil var mı? Kimse sen lütfen demedikçe söylediğinin rica olduğunu anlamıyacaktır. Kitabı ver. kitabı verir misin? kitabı versene. kitabı bana ver. Aralarındaki fark yalnızca vurguda ortaya çıkabilir.("lütfen kitabı verir misiniz?" derken bile eğer o tonlamanın dengesini kaçırırsanız pekala bir emir cümlesi olabilir.) bilimsel gerçeklikten bahsedemeyiz tabii:) bilimle pek işimiz olmaz:)
dizine koy diyenmi var yahu:))) gönderıyorum bır el vallaa işin içinden çıkamadım:))
her dilde vurgu kullanarak emir cümlesi olmayan bir cümle emreder vari söylenebilir..türkçenin bir exception olduğu tamamen bir hurafe ve pagan geleneğidir..
orta asyadaki atalarımızın bize miras bırakttığı bu topr.............. (ben ne diyorum ya..)
Yorum Gönder
Abık sıbık yorum yazarsan yemeğine şap katarım, Seni Yusuf abimlerin evine bir hafta tatile yollarım, kapınızın eşiğine yarasa boku sürerim bunu yapınca 7 yıl kabız olurmuşsun sonra ne biliyim ayağımın resmini çekip adresine postalarım sabaha kadar uyuyamazsın ! (yuttun yuttun yutmadın başka blöfler bulucam, arıyorum)
"yorumumu nedenn yayınlamıyorsun sövmedim etmedim arıza mısın siminyaaaa!!" deme ihtimalini duyar gibiyim, bunu önlemek için yorumu gönder dedikten sonra bi bakıver hakkaten göndermişmisin ahbap, yolladım sanıp bi tırısla kaçıyosun sonra ohh suçlu kim siminya, vurun vurun abalıya