Küresel Keriz

20090502

Büyüdüğümde..

Uzağa giden kadın benden çocuklar için bir şeyler yazmamı istediğinde klavyenin başına geçtim "çocuk çocuk sen ne güzel şeysin, böyle tam zopalık"... yok peki yeniden başlıyorum sakin ol siminya.. "Sen çocuk iyiki varsın, menim özüm baladır, bala bala yar bala cıngıllı daşlı balaaa"...off ııh mert gibi bir komşu çocuğuyla yaşayıp çocuklara methiye dizmek benim için sancılı bir iş.
Malesef yine kendi çocukluğumdan birşeyler anlattım. Onca edebi eserin arasında pek şık olmadı ama şebnem kırmayıp yayınladı, saolsun.

...................
Ne zaman bir misafirliğe gitsek babamın, ikram heyecanı içindeki ev sahibine söylediği “o çocuk, çocuklar çay içmez, çocuklar ondan yemez” cümlelerini duyardım. Bu nedenle, misafirliğe gittiğimde bana ikram edilen bir şeyi almadan önce, babamın kalın kaşlarının altında, yüzlerce kelime konuşan küçük gözlerine bakardım. Genelde “alırsan evde haşlarım” cümlesi okunurdu, bazen “hadi bakalım bu seferlik al”ı fısıldardı gözleri.
İşte sırf, alelade bir tepsi içinde dolaşan demli çaylara, lokumlara, türk kahvelerine özgürce uzanabilmek için büyümek isterdim. Büyüdüğümde, tepsinin içinde sunulacak şeyin ben olma ihtimalini bilmeden.

Annemle komşu teyzelerin, güneşin ısıttığı dam diplerinde yaptıkları konuşmalara tanık olurdum. Birisinin birisini kaçırdığını söylerlerdi, oradakinin şuradakine birşey dediğini, ötekinin berikine başka birşey dediğini. Anlattıklarından hiç birşey anlamazdım, tek anladığım, onların çok şey bildikleriydi.
İşte sırf, onlar gibi; kaçanları, kovalayanları, ötekileri, berikileri başkalarıyla konuşabilmek için büyümek isterdim. Büyüdüğümde, hakkında konuşulacak kişinin ben olma ihtimalini bilmeden.

Ablam ve Hülya abla gülüşmeler içinde bir odaya girer, arkalarında kuyruk olmuş beni usulca iteleyip kapıyı kapatırlardı. İçerde kısa aralıklarla konuşur, ardından şımarık kahkalar atarlardı. Bir sürü fıkra bildiklerini düşünür, gıpta ederdim. Beni odaya sadece, poşete sarılmış, yamuk yumuk paketleri sevdiklerine yollamak için alırlardı. Hep o poşete sarılı olan şeyi ve ablalarımın bildiği fıkraları merak ettim durdum.
İşte sırf, okuldaki aşkım Uğur’a poşet içinde gizli şeyler yollamak ve bi dolu fıkra bilmek için abla olmak isterdim. Büyüdüğümde, Uğur’un beni çoktan paketlemiş ve “adamın biri birgün” fıkralarına konu etmiş olacağını bilmeden.

Hep, büyüdüğümde yapacağım şeyleri düşünerek büyüdüm. Büyükler herşeyi yiyebilir, içebilir, konuşabilir,emredebilirdi. Büyükler gözlerini konuşturabilir, birilerini kaçırıp, odalarda sır saklarlardı.Büyükler küçüklerden mutluydu, büyükler küçüklerden özgürdü, büyükler kraldı.
Çocuk olmak; fotoğraf karelerinde hep yarım çıkmak, şarkı söylenirken sesi en az duyulmak ve balık ağındaki en gereksiz balık olmak gibidir...Ama aslında çocukluk; Uçsuz bucaksız bir krallık, küçük sanılmış bir koskocamanlıktır.

44 körolmayasıca:

gezergen dedi ki...

Bende hep peter pan olabilmek isterdim. Ben biliyordum büyümenin bi b.ka yaramayacağını...:)

MiM dedi ki...

bide misafirin el üstünde tutulması ve misafir geldiği günler evdeki meyve stoğunun tavan yapma olayı.
Yinede büyüğün yanındaki küçük olmak hoş olsa gerek. neyse.

victoria dedi ki...

aneaa ehe ehe ehe. yazın biraz kalbime diken batırdı ama bugünlerde çocuklukla ilgili yazıları okumak hoşuma gidiyor. cidden büyüdük de ne oldu? der gibi herkes. der gibi değil sanırım herkes bunu diyor.

elifinmutfagi dedi ki...

siminya,
konuk yazar olmak sana yaramış,kaleminin ince uçlu kenarından ince ince yazmışsın hepimizin yaşadığı çocukça şeyleri..
sen yazmamışsın ama birde misafirliğe gidilen evde bütün çocuklara bir tepsiye acelece konulan pastalara uyuz olurdum,gizli gizli annemin tabagıyla kıyaslardım hepsinden koymuşlarmı diye,çoğu zaman bende sırf büyümeyi bana da ayrı tabak verecekler diye isterdim;)

absalom dedi ki...

bişey yazmam gerekli...ne yazacağımı bilemedim.
çok klastı.

ozeletkialanim dedi ki...

her gelen bir balyoz vurup yıkmadan once duvarlarımızı dokunabılmek ıcın buyumeyı bekledıgımız bır tablo asılıydı üstünde..yıkılmadan once,rengarenk,gerçek gibi hayallere benzeyen..cok guzel yazmıssın,hep yapıyorsun,gozum ustunde:P

Adsız dedi ki...

dün gece twitırdan yazdıklarını okuyunca çok üzüldüm haline.. meraktaydım..kaybolma siminya!!

Vantutiriforo dedi ki...

Büyümek o kadar kötü o kadar kötü ama işte çocuk olmak güzel mi??? kolay mı?? değil :( acıttın beni

Vantutiriforo dedi ki...

sana 2 gün önce bişey sordum simi mailine bak ne olur

Caponizma dedi ki...

ahh ahh küçükken hep büyümek isterdim hayatın daha kolay olucağını umut ederek, ama sonra anladım ki tam tersi oluyomuş. kader utansın, alışıcaz başka yolu yok:/

Adsız dedi ki...

İşte büyüdüğümüzde bize layık görülen şey!Bir tepside sunarlar bizi sonra arkamızdan konuşurlar sonra paketleyip bir köşeye fırlatırlar...Kaderimiz bu! O'ysa büyümek güzel olmalıydı!!

B.C dedi ki...

Senden beni hep ama hep güldürmeni istememiş miydim?

Cihan dedi ki...

Yarım kalmış bir yazı, devamı?

effruz dedi ki...

bende sevdiğim kızla evlenmek istediğim için büyümek isterdim küçükken, büyünce beni bırakabileceğini bilmeden, çocukluk işte, büyüdüm ama artık o yanımda değil..bide istediğim kadar çikolata yemek için isterdim büyümeyi, bak bu oldu işte:)

mali_k dedi ki...

artisim yine çizgini korudun tebrikler...

ve
çocuklar dünyayı tanrıya en yakın yerden görürler...

ilk olarak,çocuklara yalan söylemeyin lütfen çünki kandıramazsınız. ikinci olarakda söz vermemeye çalışın yahut sözünüzün ardında durun yoksa büyük umutlar kırar hayaller yıkarsınız.

Eğlenilecek Erkek dedi ki...

Büyümeyi istemeye fırsatım olmadı. Daha çoçukken büyük gibi davranmak zorundaydım. Asli görevlerim arasında babamın arkadaşlarıyla oturduğu içki masalarına tekme atıp dağıtmak, annemin sigara paketlerini saklamak vardı. Çok fazla arkadaşım da olmadı küçükken, çoçuklar benim gibi büyük taklidi yapan bir çoçukla arkadaş olmak istemediler. Bende kendi arakadaşlarımı yaratıp onlarla dama, kağıt, futbol oynadım. Yirmili yaşlara geldiğimde aslında hiç çoçukluğu yaşamadığımı anlayınca kendime oyuncaklar aldım, çoçuklarla futbol oynadım. Etrafımda çoçuklara mantıklı olmasını öğütleyen büyüklere karşı çıktım mantıklı çoçuk olmaz diye.

realwest dedi ki...

Söylediklerin çok doğru,sanki benim çocukluğumu anlatmışsın şu misafirlik durumları falan...Lakin artık böyle icazetler kaldımı bu günlere bilmiyorum keşke geçmiş geçmemiş olsaydı.İnsan o günleri arıyor şimdi bu günlere ne kaldı.Bu günleri hiç sevmiyorum sevemiyorum...

delirapunzel dedi ki...

şimdiye kadar okuduğum en güzel yazılarından olmuş... biraz daha lütfennn;)

YAKAMOZ dedi ki...

BÜYÜMEK HAYATIMIN TEPETAKLA OLMASIYDI..
BÜYÜMEK ÇOCUKSU AMA GÜZEL RÜYALARIN BİTİP KABUSLARIN BAŞLAMASIYDI. .
BÜYÜMEK BİTMEYECEK DERTLERİN BAŞLAMASIYDI. .
BÜYÜMEK HAYAL KIRIKLIĞIYDI. .
BÜYÜMEK ÇOCUKLUK AŞKIMIN VE EN GÜZEL HAYALLERİMİN TÜKENMESİYDİ. .
BÜYÜMEK UMUTLARIMIN KÜÇÜLMESİYDİ. .
:(

renovatio713 dedi ki...

"fotoğraf karelerinde hep yarım çıkmak...."
bu qala daşlı qala
çıngıllı daşlı qala
qorxuram yar gelmeye
gözlerim yaşlı qala.....
.....

YOSUN dedi ki...

Bir taraftan gülümsettin,bir taraftan hüzünlendirdin.Hepimiz çocuktuk...Ve sanırım çocukların büyük çoğunluğu ortak düşler kurarak büyümüşler,birbirlerinden habersiz :)Büyümek!İçimizi yakan bir heves,yerinde acıtan bir tutkuydu...Şimdi tekrar çocuk olabilmenin imkansızlığından daha az acı veren bir heves ve tutku! :(

OpethMania dedi ki...

işte o kolayca sanmalar sanrılar o çocukluğu uçsuz bucaksız krallık küçük sanılan kocamanlık yapan şeydir herhalde...büyüdükçe sanmalar sanrılar ortadan kalktığı için küçücük kalıyoruz ne kadar tezat deil mi beden küçükken dünyamız büyük bedenimiz büyüdükçe dünya küçülüyor...ya ogün Sanlısoy un "Büyüdük Aniden" şarkısı çok güzel ifade ediyor...bu şarkı ve klip için www.arayanbulur.com da albüm tüm müzik marketlere dağılmış vaziyette konser tarihleri için bknz www.arayanbunudabulur.com da...

bi dost dedi ki...

çok, aşırı çok güzel bi yazı olmuş.. madem ben yazamıyorum bu kadarını, o zaman altına imzamı atmak isterim.. başka diyecek bişey bulamadım.. :(

Uzağa Giden Kadın dedi ki...

Yazarın söylediği ilk söz değil, okurun söylediği son söz önemlidir diyor İskender Pala.
Bak soyadı PALA sen ve ben severiz:)

Okurun en özgür olduğu sayfalardan birisi burası. Onca edebi yazıyı, koy bir kenara. Sen ne anlatmak istediğini biliyorsun ve bunu da en iyi şekilde yapıyorsun.

Bu sayfaya yürek koyan, akıl eken eken neden gelir bir düşün bakalım. Onca kalabalığın elbet bir nedeni var. Mizah perdesi altında neler söylüyorsun bir bak.. Kaç kişi zihinlere sen gibi temas edebiliyor?

Yazına gelince......................
BirMilyonKalem 23 NİSAN ÖZEL sayısında pek çok dost kalem yazdı. Çocukluğuk ve sorunları anlatıldı. Ne güzel oldu bir duyarlılaşma mevcut diye düşünürken... Bu gün diyorum ki yazdıklarımız yetmemiş. Dün gece TV de elinde mikrofon 11 yaşında bir kız göbek atarak "ey Tanrım bana 3 tane diyor......." , bir diğeri "şarhoş" isimli şarkıyı söylüyor, sunucu yeni anne olmuş Pınar Altuğ şarkıya türkü diyor, daha acısı yılların sanatçısı Erol Evgin Bedri Rahmi'nin Sarhoş isimli şiirini okuyor... Çocuklar bacasız fabrika gibi aileleri için yarışıyor. Çocuklar neden çocuk halleriyle bırakılmıyor?

Bunca yalnışın içide sen kalk yazdığın yazıyı eleştir. Öyle ince vurgularıvar ki yazdığın yazının.

Uzağa Giden Kadın'ın yazı dünyasındaki en büyük şanslarından biri de sensin SİMİNYA!

İyi ki varsın...........

pi dedi ki...

Çok güzel...

guguk kuşu dedi ki...

mükemmelliğin ötesine geçtiğin bir yazı olmuş siminya, valla ne diyeyim: seni kıskanıyorum:)

HaZaL dedi ki...

ellerine sağlık canım çok güzel bir yazı olmuş...Gerçektende doğru.Çodukken büyük olmanın erdemli,onurlu bir şey olduğunu herkesten üstün bir kişilik olduğunu düşünüyor insan.En azından ben böle düşünüyordum.

Ozaman her gece yatarken büyüyeyim diye dua ederdim,şimdi her an tekrar çoçuk olım diye dua ediyorum...

Keşke hep çocuk kalsaydık!

Siminya dedi ki...

Yorumları yayınlamakta geciktiğim için özürdilerim.
Bende yorum onayı isteyen bir yere yorum yaptıktan sonra onaylanmaktan, bir takım süzgeçlerden geçmekten hoşlanmıyorum.. sonra bişey oluyor,başıma birşey geliyor ve burayı tamamen unutuyorum, dün gece biraz rahatsızlandım ondan falan filan böyleyken böyle

Filiz dedi ki...

Harika bir yazı olmuş Siminya. Eline, emeğine sağlık. Bırak bedenin büyüsün, yüreğin ve gülüşün çocuk kalsın. Yalansız riyasız, ve gerçek olsun. Keşke büyümeseydik te, kirlenen kısa şortumuzla, kanayan dizlerimiz olsaydı diyoruz ama büyüdük malesef.. Arada kendimizi kandırıyoruz işte..
Ben yine de diyorum ki, İçimizde ki çocuktan çok uzaklaşmayalım, arada onu hatırlayıp gülümseyelim.
Okurken düşündüren, yazılarının devamlılığı, Kral'ın çıplak olduğunu gören gözlerinin, hep parlaması dileğiyle...
Sevgiyle kal.
A birde unutmadan, geçmiş olsun..

Dolunay dedi ki...

son paragrafın ne guzelmıs.

nadir dedi ki...

kelebeem özledim seni.

calculus dedi ki...

iyice gerinip öyle vurmuşsun bu sefer topa.
helal.
her yazında değil ama bazılarında, ağzımda kekremsi bir tad kalıyor, elimle nemini alasım geliyor blogunun, deliriyorum sanırım.
teşekkür.

calculus dedi ki...

şu yorum onaylamayı kaldır be simi.

Eğlenilecek Erkek dedi ki...

tamam tamam o pala dan kurtulma yontemini buldum. Evlat edincem seni. Bisiklette alırız sana. oyle elalemin bisikletini çalarak olmaz simi :)

Hayalbemol dedi ki...

Çocukken Türk kahvesini çok severdim ama arap olursun diye kandırıp içirmezlerdi. Diyemedik ki "arap olunca ne oluyor?" :) Şimdi çocukluğumda içemediğim kahvenin acısını, günde 3 fincan içerek çıkarıyorum.

Okspoks dedi ki...

Böyle duygusal yazılar yazabilmen beni dahada şaşırttı.
Hep ele avuca sığmaz,zıpır,çılgın bir kız gibi davranıyorsun ama içindeki Siminya bambaşka biri bundan eminim.
Anathema-Violence ne demeli müthiş!

Burak dedi ki...

Of sen harikasın harikaaa

beenmaya dedi ki...

"Uçsuz bucaksız bir krallık, küçük sanılmış bir koskocamanlıktır"

işte bu cümleyle bitirmişsin. yüreğine sağlık...

Kültür Mantarı dedi ki...

ben çocukken diğerlerinin yapmaya cesaret edemediği şeyi yapan salaktım hep. yüksek bir yerden mi atlanacak, "kültür mantarı atlar", bir bostandan karpuzmu çalınacak, "gönderin gitsin alsın kültür mantarı". daha neler neler. kaç kırık, kaç yara izi.. hala yüzümde, ellerimde ..

bende bir sıkıntı varmış demek ki.


Çocuk olmak ,balık ağındaki en gereksiz balık olmak gibi..n'oluyor yani, balıkçı seni kendisi bile yemiyor da kediye mi veriyor, yoksa nehire gerimi atıyor..

Siminya dedi ki...

Filiz, çok saol geçti bile, bana malesef bişey olmuyo taş gibiyim hala :)


Nadir..haftada bir, gel, özle, git oh ne ala memleket :)) olum ben burda senin dedikodunu bile yapmaya başladım, kankamı öğğğğ işe yaramazın biri dedim, kulakları çınlamayasıca dedim çınladımı yoksa ?

Calculus, biliyorum o dediğinde çok haklısın ama bak sana bloxxo'dan anlatayım nedenimi ;)

E.E.. sana baba diyebilir miyim ?

Mantar..yani bu çocuktur denip iteleniyor, gereksiz balıkta suya geri atılırya onun gibi sana cevap vermemi sevmiyorsun ama verdim gitti bitti :)

Arzu Breda dedi ki...

Ahh!!.. Ah!.. Simincim.. Başardın işte!. Beni ağlatmayı başardın. Çocukluğuma götürdün. Bir daha geri gelmeyecek olan, o güzel günlerime.. Hepsi güzel miydi, o günlerin? Çocukça kötü sandığım, günler de oluyordu elbette. Şimdi o günleri hatırladıkça, her anının çok güzel günler olduğunu düşünüyorum.

Keşke tekrar dönebilsem o muteşem günlere!!..

Bu yazını ben nasıl farkedemedim? Anlamış değilim. Ama, ben pazar günü hiç bilgisayara dokunmadığım için göremedim demek ki.

Canım, bana çocukluğumu tekrar hatırlattığın için, beni ağlattığın için, her şey için çok teşekkür ediyorum. Bol bol öpüyorum...

Sevgiyle kal, yaşam boyu...

nadir dedi ki...

gıcık şey, eskiden akşamları buralarda olurdun. artık akşamda gelmiyon. gündüz de ben denk getiremiyom. Telefon edecem ama tırsıyom biliyon:)nese akşam buralarda ol sen. bende olucam. Sanırım, belki, bi ihtimal, inşallah:))

Eğlenilecek Erkek dedi ki...

dede ben senin babanım tatlım. hem annen olmadan dünyaya getirdim seni. Sen simi mesihsin yavrum.

kasyacı dedi ki...

"Çocuk olmak; fotoğraf karelerinde hep yarım çıkmak, şarkı söylenirken sesi en az duyulmak ve balık ağındaki en gereksiz balık olmak gibidir...Ama aslında çocukluk; Uçsuz bucaksız bir krallık, küçük sanılmış bir koskocamanlıktır."

Yetenek budur abi...